Posts

Özgür Amed’in Gülüşü
Onur Günay

Delirmemek elde değil. Sanki daha çok canımız acısın diye parça parça yakıyorlar canımızı. 22 Şubat Pazar günü Özgür Gündem ve Yeni Özgür Politika yazarı, arkadaşımız Özgür Amed’i Roboskî protestosuna katıldığı için tutuklamışlar. Roboskî’de ne olduğu bu kadar açıkken katillere dokunmayanlar, protesto edenlere tek tek ceza kesiyor, tutukluyorlar. Kaçakçı olduklarını bildikleri hâlde, ortada hiçbir saldırı durumu yokken köylülerin üstüne bomba yağdıranlara, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden 34 Kürt köylüsünü bombalayanlara takipsizlik verenler; katliama katliam diyene, katilleri, hukuksuzluğu, adaletsizliği protesto edenlere ceza yağdırıyorlar. Sonra da bunun ismine adalet, bunun ismine hukuk diyorlar.

Özgür Amed, doksanlı yıllarda çocuk olanlardan. Köyü yakılanlardan, savaşın her türlü zulmünden fazlasıyla nasiplenenlerden. Kürtlerin varlık-yokluk savaşı verdikleri, yakın tarihin en karanlık döneminde çocukluğunu yaşayıp çok çabuk büyüyenlerden. Dönemin baskı, korku ve sindirme kültürüne, devletin topyekûn savaşına inat kendini hep direnenin yanında görenlerden. Susturulup sindirilmeye çalışan bir halkın sesi olanlardan. Mücadelesi için tek aracı olan kalemiyle, neşesini, öfkesini, gülüşünü üstümüze serpiyordu Özgür.

Eski kuraldır, katillerin gülmeye de mizaha da tahammülü yoktur. Adaletsizliğin kural hâline geldiği bir ülkede 34 kişiyi katledenler değil, buna karşı çıkanlar ceza alır. Özgür’ü tutuklanmasının İç Güvenlik Paketi’nin mecliste görüşüldüğü günlere denk gelmesi sanırım tarihin bir ironisi olarak hatırlanacak. Bu paket, muhalefetin direnişine rağmen meclisten geçerse, bundan sonra sadece yaptıkları adaletsizlikleri temizlemekle kalmayacaklar, ona karşı çıkanları sorgusuz sualsiz içeri alabilecekler, olay yerinde darp edebilecekler. (Daha doğrusu zaten fiiliyatta uygulamada olan bu durum yasallaşacak, mutlaklaşacak.) Yalanlarına karşı hakikati savunan herkesi potansiyel hedef hâline getirecekler.

Sanırım insanlık tarihinin en değişmez, en şaşmaz yasası iktidarın olduğu her yerde direnişin olması, ölümün olduğu yerde hayatın filizlenmesi. Nasıl ki doksanlar sadece ölümle, baskıyla, zulümle değil, direniş ve mücadeleyle anılıyorsa; bugünlerden de geriye direnenler, zulme alay edercesine gülenler kalacak. Özgür’ün gülüşü hiçbir zaman yalnız kalmayacak.

Not: Kapak fotoğrafı, Özgür’ün Zan Enstitüsü’ndeki son söyleşisinde Kobanê’yi anlatmak için seçtiği fotoğraf. Özgür’ü çok iyi anlatıyor.

,

Sınırın iki yüzü: Suruç ve Kobanê’den Notlar
Özgür Amed

Özgür Gündem gazetesinde kendine has tavrı ve mizahıyla tanıdığımız Özgür Amed’le Sınırın iki yüzü’nü, Suruç ve Kobanê’yi tartışıyoruz.

“Rojava’da adı konulmamış bir üçüncü dünya savaşı yanı başımızda yaşandı dersek abartı olmaz. Cenneti dünyada Kürt katliamları ile kurmayı hedefleyenlerin içine düştüğü Kobanê, cephe komutanlarından Meysa Ebdo’nun deyimi ile ‘birilerinin cehennemi’ oldu…

Savaş küçük bir kasabada geçmedi! Başta Kürdistan olmak üzere kısa sürede tüm dünyanın gündemine girerek sokaklarda yükselen sese, basının renkli kapaklarına, fon müziği direniş şarkılarından oluşan belgesellere ve muazzam hikâyelere sıçradı. Savaş bu kentin içinde olduğu kadar sınır boyunda da amansızca sürdü. Sınırın iki yakasına sıkışmış bir halk gerçekliği, gaz dumanları ve sınır tellerinin önünde kendi tarihi ile yüzleşme imkânı buldu.

Mekânı direniş, bellek, tarih ve zaman bağlamında değerlendirirsek Kobanê’de olan bitenleri ve sınırın iki yüzünü göz önüne aldığımızda bugüne dair zorunlu bazı okumalar yapma ihtiyacı doğduğu aşikar. Bu buluşmanın amacı da Kobanê’ye dair bir iki parantez açarak bazı tanıklıklar üzerinden bu tarihi zaferi başka bir göz ile okumaya, tartışmaya çalışmaktır.”

Özgür Amed

Zan Sosyal Siyasal ve İktisadi Araştırmalar Enstitüsü/Toplum ve Kuram: Lêkolîn û Xebatên Kurdî

Yer: Toplum ve Kuram: Lêkolîn û Xebatên Kurdî

Tarih ve Saat: 5 Şubat Perşembe – 18.30

Adres: İstiklal Caddesi No: 116, Danışman Geçidi Han Çıkmazı Sokak No:1, Beyoğlu İstanbul (Galatasaray Meydanındaki Hazzo Pulo Pasajı içinde)