Zan, Kürtçe bir kelimedir ve “bilgi”yi çağrıştırmaktadır; fakat bu anlamı ile Kürtçe sözlüklerde tek başına bir kelime olarak “zan” şeklinde değil, ilgili başka kelimelerin kökü olarak, örneğin “zana [bilge]”, “zanîn [bilmek]”, “zanyar [bilge, bilen]”, “zanistî [bilimsel]” ve “zanîngeh [bilim yeri, üniversite]”, kullanılmaktadır. Öte yandan bu kelime tek başına “zan” formuyla kullanıldığında “doğmak”, özellikle de hayvanların doğum yapmasını anlatmaktadır. Ancak kelimenin anlamını genişletmek ve bahsi geçen her iki anlamın da dahil edildiği yeni bir anlam yüklemek tam da enstitü olarak yapmak istediklerimizle örtüşmektedir. Zira enstitü olarak amacımız Kürt meselesinin hakikatlarine dair “bilgi doğurmak” olarak özetlenebilir. Üstelik “doğurmak” yeni olan, daha önce benzeri olan, ancak aynısı olmayanın ortaya çıkarılmasıdır. Bizler hakikatın bilgisinin üretilmesinin de tam böyle birşey olduğunu düşünüyoruz. Daha önce üretilmiş olanı yadsımayan, onu kullanan, eleştiren, geliştiren, dönüştüren ve daha önce olmadığı bir hale getiren bir süreç olarak…

Toplum ve Kuram: Xebat û Lêkolînên Kurdî Dergisi olarak çıktığımız yolda 2009’dan beri Kürt meselesi ve Kürdistan coğrafyasını da ilgilendiren diğer birçok mesele hakkında ürettiğimiz, diğer bir deyişle “doğurduğumuz” bilgiyi aynı perspektifle ve daha fazla araç kullanarak Zan Enstitüsü’nde yapmayı umuyoruz.