Serhildanlar

,

Bir Sürgün Direnişi: Mersin Kobanê Protestoları
Ayşegül Yıldırım

1990’larda yaşanan zorunlu göç sebebiyle devlet tarafından ‘yerlerinden edilen’ Kürdistan halkının sıklıkla göç ettiği metropollerden biri de Mersin. Bölge insanının Çukurova ile 90’lar öncesinde de ekonomik göç ve ‘mevsimlik işçi’ temelinde etkileşimi bulunduğundan, Kürtler 90’lardaki zorunlu göç dalgasıyla Kürdistan coğrafyasına daha yakın olan bu bölgeye yoğun şekilde göç ettiler. ((“Akdeniz Göç-Der Ekim 2004 Raporu”, http://www.akdenizgocder.org/goc-raporlarimiz )) Dolayısıyla özelde Mersin/Çukurova, genelde zorunlu göç; Kürd’ün belleğinde mülksüz ve yersizleştirildiği acı bir sürgün gerçeğine, Türkiye sosyolojisinde de ‘neoliberalizmin inşa ve başarısı’na ve ‘Kürtlerin proleterleştirilmesi’ne tekabül eder. ((Erdem Yörük, “Zorunlu Göç ve Türkiye’de Neoliberalizm”, 21 Kasım 2009, http://bianet.org/biamag/insan-haklari/118421-zorunlu-goc-ve-turkiye-de-neoliberalizm )) Bu göç dalgasıyla ‘kent çeperlerinde yoksul ve muzdarip bir hayata itilen’ Kürtlerin durumu Mersin’de de pek farklı olmadı; kentte rahatlıkla getto olarak tanımlanabilir yoksul ve kenar mahallelere, ilçelere itildiler. ((Age.))

15 Eylül’de IŞİD saldırılarıyla başlayan Kobanê direnişine Mersin’den gelen ses/destek, bu mahalleler ve ilçelerde yaşayan sürgün Kürtler’in 6 Ekim akşamı sokak protestolarıyla başladı. Belediyenin BDP’de olduğu Akdeniz ilçesi, Toroslar ve Yenişehir ilçeleri ve bu ilçelerin mahalleleri, Tarsus ilçesinin Kürt mahalleleri protestoların ve direnişin yoğun yaşandığı yerler oldu.

 6-7 Ekim

6 Ekim akşamı halkın DBP Akdeniz ilçe örgütünde toplanması ve sokaklara çıkmasına polis saldırısı gecikmedi. Polisin mahallelerde toplanan halka yoğun biber gazı atmasıyla protestolar ve polis saldırıları sabaha kadar sürdü. 7 Ekim sabahı esnaf kepenk kapatarak protestolara destek verdi. Şevket Sümer ve Güneş Mahallelerinden harekete geçen halk, Demirtaş Mahallesi’nde toplanıp yürüyüşe geçti. Yürüyüşe polisin müdahalesiyle halk Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nı trafiğe kapadı. Daha sonra Akdeniz ilçesi İstiklal Caddesi üzerindeki Özgür Çocuk Parkı’nda toplanan grup Yenişehir İlçesi Forum AVM’ye doğru ürüyüşe geçip burada oturma eylemi yaptı. Dönüş halindeki grubu takip eden polis Yeni Mahalle Beşyol’da halka saldırınca protesto ve direniş sabaha kadar devam etti.

mersin4

Aynı gün Tarsus ilçesinde de protestolar devam ediyordu, halk ilçe merkezindeki Yarenlik Alanı’na yürüyüp burada oturma eylemi gerçekleştirdi. Polisin Kürt mahallelerine girmesine izin vermeyen halk ile polis arasında çatışmalar yaşandı, mahallelere çok sayıda polis, toma ve akrep sevk edildi. Fahrettinpaşa, Fevzi Çakmak, Kavaklı, Şahin, Barbaros, Tozkoparan, Zahit ve Çağlayan Mahalleleri Tarsus ilçesinde direnişin ve polis saldırılarının şiddetli yaşandığı mahallelerdi. Tarsusta aynı gün oturma eylemi dönüşü protestocuların önünden geçtiği Mustazaf-Der binasındakilerle protestocular arasındaki gerginlikte binanın üzerinden göstericilere pompalı tüfekle açılan ateş sonucu 9 kişi yaralandı. İHD Raporu’na göre o gün 14’ü çocuk olmak üzere 31 kişi, bazıları polis tarafından darp edilerek yaralı şekilde gözaltına alındı.(3) Aynı akşam Tarsus ilçesindeki Şehid Mustafa Paşa Mahallesindeki BDP binası ateşe verilerek kullanılamaz hale getirildi.

mersin5

8 Ekim

Kobanê saldırılarını ve halka uygulanan polis şiddetini kınamak üzere Mersin Emek ve Demokrasi Bileşenleri, DİSK, KESK gibi gruplar basın toplantısı düzenlediler. Tarsus ilçesinde direnişçiler mahalleleri ve yolları kapatarak polis girişini engellediler. Yoğun polis saldırılarının ardından direnişçiler Mersin-Adana D-400 yolunu barikatlarla trafiğe kapatıp, bir hemzemin geçidi yaktılar, bazı tren seferleri iptal edildi, atılan molotoflarla bir okul yandı. Tarsus Emniyet Müdürü kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından ayağından vuruldu. İHD Raporu’na göre o gün Berzan Erdemci adlı 10 yaşında bir çocuk, evinin önünde oynadığı sırada, polisin attığı gaz mermisinin gözüne isabet etmesiyle yaralandı. ((“Kobane Direnişi ile Dayanışma Kapsamında Yapılan Eylem ve Etkinliklere Müdahale Sonucu Meydana Gelen Hak İhlalleri Raporu (2-12 Ekim 2014)”, http://www.ihd.org.tr/index.php/raporlar-mainmenu-86/el-raporlar-mainmenu-90/2888-kobane-direnisi-ile-dayanisma-kapsaminda-yapilan-eylem-ve-etkinliklere-mudahale-sonucu-meydana-gelen-hak-ihlalleri-raporu-2-12-ekim-2014.html ))

mersin2

 9 Ekim

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın ‘Kobanê düştü düşecek’ açıklamasının ardından Mersin’de tüm Kürt mahallelerinde ağır polis saldırılarına rağmen direniş devam etti, halk mahallelere girişleri, lastik yakarak ve barikatlarla kapattı. İş bırakma eylemi yapan KESK öğle saatlerinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi, BDP Akdeniz Belediyesi eşbaşkanları, HDP ve HDK bileşenlerinin de katıldığı bir diğer basın açıklamasında ise AKP hükümetinin IŞİD’in Kobanê saldırılarına yönelik tavrı eleştirildi.

Tarsus ilçesinde polisle halk arasındaki çatışmalar devam ederken, ülkücüler toplanarak 4 farklı noktadan Kürt mahallelerine doğru harekete geçtiler. Ellerinde silahlar ve sopalarla, ‘Allahu Ekber’ nidalarıyla mahallelere yaklaşan ülkücüler polisle beraber hareket etmek isteyince TEM Büro Amiri akrebin üzerine çıkarak megafonla ‘Biz gerekli müdahaleyi yapıyoruz, sizlere teşekkür ediyoruz, size bir şey olması bizi üzer’ sözleriyle gruptan dağılmalarını istedi. Grup bu anons üzerine de dağılmayınca Tarsus Ülkü Ocakları Başkanı ve Tarsus MHP Belediye Başkanı kalabalıkla görüştü, MHP’li Belediye Başkanı’nın ‘Orada polis var, devletin polisi var. Herkes evine gidip uyuyacak. Polis gereken müdahaleyi yapıyor’ sözleri üzerine grup dağıldı. Ülkücü grup gece boyunca Türk bayraklarıyla ilçede konvoylar gerçekleştirdi. Ayrıca bazı yerel kaynaklar, ilçe merkezine uzak köylerin ülkü ocaklarından katılımcıların da ilçede hazır olduğunu ifade ettiler.

 Sonuç

Direniş sonraki günlerde de tüm Kürt ilçe ve mahallelerinde devam etti. 10 ve 11 Ekimde de gözaltılar ve polis saldırıları tüm şiddetiyle devam etti. Valilik açıklamasına göre gözaltına alınan 102 kişiden 32’si tutuklandı. Gözaltına alınan halka Mersin Terörle Mücadele Şubesi’nde sorgu sırasında kod adları soruldu, susma hakkını kullananlar ‘örgütsel tavır takınmak’ ile suçlandı. Polisin tüm ağır saldırıları, biber gazları, akrep, toma ve gözaltılara rağmen Mersin’de Kürt halkı Kobanê direnişine güçlü bir ses, güçlü bir destek verdi.

Kaynakça

–      Akdeniz Göç-Der Ekim 2014 Raporu: <http://www.akdenizgocder.org/goc-raporlarimiz>

–      Erdem Yörük- Zorunlu Göç ve Neoliberalizm: http://bianet.org/biamag/insan-haklari/118421-zorunlu-goc-ve-turkiye-de-neoliberalizm>

–      İHD-Kobanê Direnişi İle Dayanışma Kapsamında Yapılan Eylem Ve Etkinliklere Müdahale Sonucu Meydana Gelen Hak İhlalleri Raporu (2-12 Ekim 2014) http://www.ihd.org.tr/index.php/raporlar-mainmenu-86/el-raporlar-mainmenu-90/2888-Kobanê-direnisi-ile-dayanisma-kapsaminda-yapilan-eylem-ve-etkinliklere-mudahale-sonucu-meydana-gelen-hak-ihlalleri-raporu-2-12-ekim-2014.html>

Haber Kaynakları

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/search/?content=mersin>

–      http://www.firatnews.com/archive/2014-10-07/>

–      http://www.cizrepostasi.com/mersinde-kobani-protestosu-9-yarali-23078h.htm>

–      http://www.radikal.com.tr/arama/aranan=Kobanê&siralama=tarihe_gore_azalan/>

–      http://www.mersinhakimiyet.net/kesk-kobani-icin-is-birakti.html>

–      http://www.tarsusonline.com/gundem/tarsuslular-sokaga-cikti-video-haber-h148608.html>

–      http://www.aktifhaber.com/iste-il-il-kobani-protestolari-1057062h.htm>

,

Suruç Serhildanı
Ozan Plat

Kobanê Direnişinin gerek tarihsel gerek sosyolojik -ve şüphesiz coğrafik- olarak tecessüm ettiği Suruç, bütün boyutlarıyla Ekim Serhildanı için katalizör olmuştur. Savaşın neredeyse bir taş atımlık uzaklıkta cereyan ettiği günlerde halkın öfkesi ve mücadelesi katlanarak gelişmiş, Kobanî Direnişi’nin ruhu, lokal olarak anlamını yitirmiş sınırları aşıp Kürdistan halkıyla bütünleşmiş, Kuzey Kürdistan şehirlerindeki serhildanlarda hızlıca vücut bulmuştur. Suruç’un ve Kobanî’nin birlikteliklerinin sadece biyolojik olduğu da söylenemez. Açıktır ki bu birliktelik aynı zamanda ortak kurgulanan bir gelecek tasavvurunu da içselleştiren bir metafiziğe sahiptir. Bu anlamıyla Suruç’ta yaşananlar yapay sınırlarla bölünen bir ulusun birbirine en yakın iki yerleşim biriminin duygulanımları olmaktan çıkmış ve Kürdistan’ın tüm parçalarını içine alan milli bir başkaldırıya dönüşmüştür. Kobanî Direnişi ve Ekim Serhildanı bu yönüyle Kürt Özgürlük Hareketinin belleğinde önemli bir çıkış noktası olarak yerini alacaktır.

IŞİD saldırılarının yoğunlaştığı bir haftaya girerken, 5 Ekim’de YPJ savaşçısı Arîn Mîrkan’ın IŞİD mevziisine yönelik gerçekleştirdiği fedai eylem Kuzey Kürdistan’ın tamamından uluslararası basın kuruluşlarına kadar büyük bir yankı uyandırmıştır. Arîn’in eylemi ile IŞİD’in psikolojik üstünlüğü kırılırken 6 Ekim’de başlayan serhildan sürecinde Arîn’in eyleminin etkileri kitlenin reflekslerinde de gözlenmiştir.

suruç1

6 Ekim

Önceki gün Etmankê köyünde nöbet eylemcilerinin kaldığı eve IŞİD tarafından atılan bir havan topunun isabet etmesi üzerine devlet tarafından Etmankê köyünün boşaltılması ve sınır hattının kuşatılmasına karşılık  Alizer, Qop, Bethê, Dewşen, Boyde ve Swêdê köylerinde toplanan kitlenin kuşatmayı kaldırmak ve gelecek yaralılar için koridor oluşturmak istemesi üzerine çatışmalar başladı. Devlet güçleri tarafından bolca göz yaşartıcı gaz, biber gazı ve plastik merminin kullandığı çatışmalarda direnişçiler taşla karşılık verdi. İlerleyen saatlerde içinde Avrupalı parlamenterlerin bulunduğu bir heyet Etmankê köyüne girdi. Kısa bir değerlendirmeden sonra köyden ayrılan heyet halka bir açıklama yaptı. Olaylar sürerken IŞİD’in Kobanî’nin doğusunda bir tepeye bayrak dikmesi direnişçiler ve halk içinde infiale sebep oldu. Akşam Kürdistanî kurumların çağırısı sonrası Suruç merkezden kitleler sınıra doğru hareket etti.

Devletin güvenlik sebebiyle sınırları açmaması üzerine gerekli tıbbi müdahale yapılamayan 2 Kobanêli hayatını kaybetti. Akşam saatlerinde durumun kötüleşmesi üzerine Kobanê’deki hastane tahliye edilerek yaralılar Suruç’a getirildi. Hastanenin tahliye edilmesi üzerine gönüllü doktorlara dayanışma çağrısı yapıldı.

suruç2

7 Ekim

Koalisyon uçakları Kobanê’nin güney-batı hattı üzerinde günün erken saatlerinden itibaren uçmaya ve devamında bombalamaya başladı. Bu, koalisyonun Kobanê’de gerçekleştirdiği ilk gündüz saldırısı olarak da kayıtlara geçti. Etmankê civarında ise direnişçiler ve devlet güçleri arasındaki çatışmalar Dewşen köyü civarına kadar sürdü. Askerin daha sonra köye girmesi ve kitlenin karşılık vermesi üzerine çatışmalar Dewşen köyüne sıçradı.

Elîzer köyünde ise Kobanê’de yaşamını yitiren YPJ’li Zozan Ayhan binlerce kişinin katıldığı ve “Bijî Berxwedana Kobanê” sloganları ile YPG bayraklarının taşındığı törenle toprağa verildi.

Aynı akşam, aralarında HDP milletvekilleri Selahattin Demirtaş, Selma Irmak, Faysal Sarıyıldız ve İbrahim Ayhan’ın bulunduğu heyet köye ulaştı. Taziye evinden halka hitaben bir konuşma yapan Selahattin Demirtaş, “Bize IŞİD’le aynı olduğumuzu söylüyorlarsa biz de başımızın çaresine bakarız. 7’den 70’e bütün her yerde direneceğiz. Bu saatten sonra tek bir geri adım atmayacağız” dedi. Kobanê’deki riskli durum nedeniyle 223 sivil tahliye edildi. Devlet güçlerinin onayıyla gelen ve aralarında gazetecilerin de bulunduğu 160 kişi Suruç Fen Lisesi’nde gözaltına alındı.

8-9 Ekim

8 Ekim günü Koalisyon uçaklarının bombardımanı çatışmaların yoğunlukla devam ettiği Kobanê’nin doğusunda yer alan ve YPG/J güçleriyle IŞİD çeteleri arasında şiddetli çatışmaların sürdüğü Kaniya Kurdan-Kaniya Ereban hattı ile Miştênur Tepesi civarında yoğunlaştı. 6 Ekim günü IŞİD’in bayrak diktiği tepe de Koalisyon uçaklarının hedefi oldu. Günlerdir doğu tarafına sıkışan IŞİD güçleri de savaşın yönünü Mürşitpınar (Kobanê) kapısına doğru kaydırarak dördüncü cepheyi açmaya çalıştı. Daha sonra buradan püskürtülen çeteleri kovalayan YPG/J’lilerin sloganları ve zılgıtları nöbet eylemlerindeki kitleden de karşılık buldu. Sınırdaki devlet güçlerinin yaralıları almaması ve ambulansların geçişine izin vermemesi de halk tarafından tepkiyle karşılandı. Elîzer, Mehser, Merdisimêl, Zehwan köylerindeki nöbet eylemlerinde ise devlet güçleri ile direnişçilerin çatışmaları akşam karanlığına dek sürdü.

9 Ekim günü Dewşen köyüne getirilecek olan 9 YPG/J’linin cenazesi için toplanan halk sınıra doğru tekrar yürüyüşe geçti. Naaşların alınmasından sonra kitle sloganlar eşliğinde cenazeleri toprağa verdi. Aynı gün Federal Kürdistan Parlamentosu’ndan gelen milletvekilleri, KDP’den Amina Zikrî, YNK’den Saîd Masifî, Türkmen Cephesi’nde Aydın Maruf, Goran Hareketinden Mahmut Omer, Hizbi Şui’den Ebdurrahman Faris Ebu Karwan, Yek Gurtî Islam’dan Ebubekir Helednî, Komala Islamî’den Soran Ömer, Nunerê Ermeniya’dan Yerwand Nisan, Partiya Karkeren Rezderan Kurdistan’dan Baper Kamla Sluman Dewşen köyünü ziyaret etti. Kobanê‘ye geçmek isteyen heyete izin verilmedi. IŞİD’i gittikçe artan bir sıklıkta vuran Koalisyon uçaklarının bombardımanı kitle tarafından da yoğun olarak hissedildi.

Kobanê’deki çatışmalarda yaralanan IŞİD mensuplarını kendi hastanelerinde tedavi eden Türk Devleti’nin yaralı Kobanêlilere sınırı açmaması üzerine zamanında müdahale edilemediği için yaşamını yitiren Kobanêlilerin sayısı 11’i buldu.

suruç3

10-11-12 Ekim

Kobanê’ye yönelik IŞİD çetelerinin saldırıları sonucu şehit düşen YPJ’li Fatma Şex Hesen ile YPG’li Mücahit Ahmet Suruç’ta sloganlar ve Çerxa Şoreşê marşı eşliğinde defnedildi. Çalışan gönüllü doktorların devlet tarafından engellemelere maruz kalması ve Suruç Devlet Hastanesi’ndeki Kobanêli yaralıların hastane basılarak gözaltına alınması üzerine sınırdaki kitleden ayrılan bir grup Suruç merkezdeki mukavemete destek vermek ve HDP’li vekillere çağrı yapmak için yola çıktı. Gözaltına alınan ve açlık grevine başlayan aralarında gazetecilerin de olduğu Kobanêlilerin serbest bırakılması için girişimler sürerken Kobanêlilerin durumunun kötüleştiği öğrenildi.

Suruç’la ilgili değinilmesi gereken bir başka husus da Kobanê’den can güvenliklerinin tehdit altında olması nedeniyle Suruç’a geçmiş olan Kobanêlilerin durumudur. Devlet yetkililerinin AFAD aracılığıyla yapıldığını söyledikleri yardım tam bir fiyasko halini almış, AFAD’ın kışın başlamasıyla en kritik ihtiyaca dönüşen barınma sorununu çözmek için bölgeye gönderdiği çadırlar koordinasyonsuzluk sonucu Suruç merkeze bırakılmış ve herhangi bir tertibatı kurulmadan terk edilmiştir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Suruç Belediyesi, sivil toplum örgütleri ile HDP, DBP ve halkın başat rol oynadığı kampanyalarla barınma, yiyecek-içecek gibi ihtiyaçların giderilmesinde durum bir nebze de olsa dengelenmiştir. Gelen Kobanêlilerin sayısı, barındıkları yer ve temel gereksinimlerin temini ile ilgili bilgiler şu şekildedir: Yaklaşık 32.000 kişi Urfa’nın Suruç ilçesinde barınmaktadır. Kobanêlilerin önemli bir kısmı akrabalarının yanına (evlerine veya boş olan dükkânlarına) yerleşmişlerdir.

Suruç Belediyesi ise tahmini 10.000 Kobanêliye; Eski Bulgur Fabrikası, Kültür Merkezi, Belediye Düğün Salonu, Belediye Taziye Evi, Kobanê Çadır Kenti, Rojava Çadır Kenti, Kültür Çadırı’nda barınma imkânı sağlamaktadır. Ayrıca Suruç Belediyesi’ne ait olan BİM Market binası da tahliye edilmiş ve yerine Kobanêliler yerleştirilmiştir.

Eski Suruç Otogarı insani yardım malzemelerinin toplandığı ambar olarak kullanılmaktadır. Ambar yetkililerinden alınan bilgiye göre, İHD, KESK, TTB, Eczacılar Odası, HDP ve DBP parti ve belediyeleri tarafından toplanan yardım malzemeleri; belediye görevlileri ve Suruç halkı tarafından gönüllü olarak tasnif edilmekte ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılmaktadır. Kobanêlilerin beslenme ihtiyaçları günde 3 öğün hazır olarak dağıtılmaktadır

Sonuç

IŞİD saldırılarının başladığı 15 Eylül’den bu yana devam eden Kobanê Direnişi ve eş zamanlı olarak devam eden nöbet eylemleri bilhassa Kürdistanî kurumların çağrısından sonra gelişen serhildan süreci boyunca direniş imajının idealizasyonunda etkin rol oynamış ve bütün provokasyonlara karşın kitlelerin mobilizasyonunun Kobanê orjinini koruyarak işgalciliğe ve sömürgeciliğe karşı bir karakterde kalmasında ısrar edilmesini sağlamıştır. Yerel seçim sonuçlarında, özelde Ceylanpınar ve genelde Kürdistan’daki şaibeli durum belirgin bir öfke birikimine sebep olmuş ve bu durum Rojava’daki kazanımların hedeflenmesi ile iyice görünür hale gelmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a yüksek oranda oy vermiş olan ve AKP’li seçmen sayısının fazla olduğu köylerde de durumun Kürt Özgürlük Hareketi lehine dönmesi de dikkat çekici başka bir noktadır. Bu köylerin tutumlarının pragmatik olup olmadığı ileriki dönemlerde ölçülebileceği gibi nöbet eylemleri için orada bulunanlara barınma, yiyecek-içecek gibi imkanların yine bu köyler tarafından sağlanmış olması mevcut halin olumlu yönde ilerlediğine dair ciddi veriler sunmaktadır.

 KAYNAKÇA

–     Kişisel Tanıklık ve Yerel Görüşmeler

–     TİHV Suruç İzlenim Raporu

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/424376?page=7&key=36bf2cbe6a3cbb2d4c35e3e68640e9d4?page=1&key=36bf2cbe6a3cbb2d4c35e3e68640e9d4

–     http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/423999?page=8&key=36bf2cbe6a3cbb2d4c35e3e68640e9d4?page=1&key=36bf2cbe6a3cbb2d4c35e3e68640e9d4

–     http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/423400?page=9&key=36bf2cbe6a3cbb2d4c35e3e68640e9d4?page=1&key=36bf2cbe6a3cbb2d4c35e3e68640e9d4

–     http://www.hawarnews.com/turkce/index.php?option=com_content&view=article&id=1945:261-kobaneli-guantanamo-kosullarinda-tutuluyor&catid=34:haberler&Itemid=55

–     http://www.bestanuce1.com/haber/137412/federal-kurdistan-parlamenterleri-siniri-gezecek&dil=tr

,

İstanbul Serhildanı
Eda Kılıvan & Serkan Aktaş

PYD eş başkanı Asya Abdullah’ın Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)’nin Kobane Kantonunun doğusundan ilçe merkezine doğru ilerlediğini ve katliam korkusu yaşandığını açıklamasının akabinde Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin Kobane’ye sahip çıkmak için ‘sokağa çıkılmalı’ çağrısıyla Kürdistan’da ve Türkiye metropollerinde 6 Ekim’den itibaren kitlesel eylemler gerçekleşti.

7 Ekim :

İstanbul Kobane ile Dayanışma Platformu’nun öncülüğünde toplanan yüzlerce kişi Galatasaray Meydanı’nda 15 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Platform adına basın açıklamasını KESK Şubeler Platformu dönem sözcüsü Hıdır Doğan okudu. Açıklamanın ardından dağılan kitleye polis tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırdı. Bu sırada Hacıahmet Mahallesi’nde de gençler ile polis arasında devam eden çatışmalarda taş atan gençlere polis gerçek mermilerle karşılık verdi.

Kobane ile dayanışma için Esenyurt’ta sokağa çıkanlara önce polis, hemen akabinde de faşist paramiliter gruplar saldırıda bulundu. Bir eylemcinin çırılçıplak soyulup işkence edildiği ve bıçaklandığı saldırıda Mert Değirmenci adında Emek Gençliği üyesi silahla vurularak öldürüldü. Saldırı öncesinde ırkçı gruplar tarafından ‘Kürtler mahallemizi yakacak’ söylentileri yayılıyor ve HDP Esenyurt temsilciliği ve çok sayıda işyeri yakılıyor. Yaşanan çatışmaların ardından ilçeye İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı birlikler takviye edildi ve AKP ilçe binası, okullar ve dershaneler boşaltıldı.

8 Ekim

İstanbul Sultanbeyli’de iki gün öncesinden başlayan Kobane’ye destek yürüyüşüne paramiliter grupların saldırısının ardından Kenan Karaoğlu adlı bir kişi polis tarafından gerçek mermiyle yaralandı.

9 Ekim

Atatürk Havaalanı’nda Kobane ile dayanışma eylemi yapmak isteyen feminist kadınlar 200 civarı polis tarafından saçlarından sürüklenmek suretiyle darp edilerek gözaltına alındı. ((“Kadınlardan Atatürk Havaalanı’nda işgal eylemi”, 9 Ekim 2014, http://www.etha.com.tr/Haber/2014/10/09/kadin/kadinlarin-eylemine-polis-saldirisi/ ))

11 Ekim

İstanbul Kobane Dayanışması öncülüğünde yüzlerce kişi Beyoğlu Tünel’den Galatasaray Meydanı’na yürüyerek AKP Hükümeti’ni yardım koridoru açması ve IŞİD ile ilişkilerini kesmesi için uyarıda bulundu. Yürüyüşe Barış Anneleri İnisiyatifi, 78’liler vakfı, BDSP, KESK, Devrimci Proletarya gibi çok sayıda örgüt ve sendika da destek verdi.

ist3

Gazi Mahallesi

1950’li yılların başlarında Balkan ülkelerinden aldığı göçle oluşmaya başlayan Gazi Mahallesi, sonraki yıllarda Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen ikinci ve daha yoğun göç dalgasıyla idari anlamda mahalle kimliğini 1973 yılında aldı. ((Pêrouse, Jean-Francois (2011) “Gazi Mahallesi’nin başkalaşım süreci: İstanbul’un bir çevre mahallesinin oluşumu ve çözülmesi” İstanbul’la Yüzleşme Denemeleri – Çeperler, Hareketlilik ve Kentsel Bellek, s.80 İstanbul: İletişim. ))

Yoğun bir Alevi nüfusuna sahip olan mahallenin kuruluşunda başlayan dayanışma ağını daha çok hemşeri-akraba ilişkisi oluştururken sonraki süreçte devrimci hareketlerinin faaliyetleriyle birlikte yerel taleplerin ortaklaşmasını sağlayarak, politik bir dayanışma ağına dönüştü. 1990’lı yılların başlarında Kürdistan’da yaşanan savaş sonrası yerinden zorla göç ettirilenlerin mahalleye yerleşmesiyle birlikte Kürt hareketinin etkinliğinin gözle görülür bir şekilde arttığı mahalle, bu politizasyonu sebebiyle güncel politik gelişmelere anlık tepkiler verebilmektedir.

15 Eylül 2014’ten beri IŞİD saldırıları ve kuşatması altında olan Rojava’nın Kobanê kenti için PYD ve HDP’nin acil eylem/destek çağrısıyla birlikte Türkiye ve Kürdistan’ın birçok yerinde olduğu gibi Gazi Mahallesi’nde de kitlesel gösteriler ve direnişler oldu. Gazi Mahallesi’nde 6 Ekim 2014’te başlayan direnişler neredeyse tüm güne yayılarak sokak çatışmalarıyla devam etti. Birçok kişinin yaralandığı çatışmalarda onlarca kişinin gözaltına alındığı haberlere yansıdı.

 6 Ekim 2014

Daha Halkların Demokratik Partisinin acil eylem çağrısı yapmadan saatler önce Gazi Mahallesi’nde eski seçim bürosu önünde toplanan halk “Bijî Berxwedana Kobanê” sloganları eşliğinde Karayolları Mahallesine doğru yürüyüşe geçti. Binlerce kişiyle buluşan kitle buradan TEM otoyoluna girerek yolu trafiğe kapattı. TEM’e doğru yürüyüşe geçmeyen yüzlerce genç ise İsmet Paşa Caddesi üzerinde onlarca noktaya barikat kurarak beklemeye başladı. TEM’e yürüyüşe geçen kitlenin daha sonra geri dönüşüyle birlikte polis ile kitle arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. İsmet Paşa Caddesi’nin sonunda bulunan Gazi Polis Karakolu çevresinde yoğun güvenlik önlemi alan Polis, TOMA ve Akreplerle kitleye müdahale ederken, kitlenin direnişiyle karşılaştı. Ayrıca çok yoğun gaz saldırısı yapan polis, Gazi Hastanesine gaz ve tazyikli suyla saldırdı. Çatışmalar daha çok Köşe Durağı ile Gazi Cem Evi civarında yoğunlaşırken gecenin ilerleyen saatlerinde polisin geri çekilmesiyle eylemler son buldu.

ist4

7 Ekim 2014

DBP Sultangazi İlçe Örgütü’nün çağrısıyla Cebeci Mahallesi’nde bulunan ilçe örgütü önünde toplanan binlerce kişi, Kobanê için eylem yaptığı sırada sivil faşistlerin ve polislerin saldırılarına maruz kaldı. Saldırılar sonrası çatışmalar yaşanırken, ilçe örgütüne sığınan yaklaşık 40 kişi burada mahsur kaldı. 40 kişinin ilçe örgütünde mahsur kaldığı bilgi sonrası Gazi Mahallesi’nde toplanan binlerce kişi ilçe örgütünün bulunduğu Cebeci Mahallesine doğru yürüyüşe geçti. Silahlı milislerinde yer aldığı kitle Esentepe Mahallesi civarında polisin müdahalesiyle karşılaştı. Burada başlayan çatışmalar tüm şiddetiyle devam ederken bir kısım kitle Gazi’ye dönerek burada barikatlar kurdu.

Barikatları aşan binlerce kişi karakola doğru yürüyüşe geçerken polislerin sert müdahalesi sonrası şiddetli çatışmalar yaşandı. Bir grup milisin Gazi Karakoluna silahlı saldırıda bulunduğu öğrenilirken silah sesleri İsmet Paşa Caddesi civarında da duyuldu.  Şiddetli çatışmaların devam ettiği sırada halkın TEM’e yürüyüş kararı almasıyla birlikte on binlerce kişi sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. TEM’e ulaşan kitle burada oturma eylemi yaparken sürücülere Kobanê direnişi ile ilgili bilgiler verdi. Gazi’ye geri dönen kitle burada polisin müdahalesiyle karşılaşırken şiddetli çatışmalar Gazi Mahallesi’nin birçok noktalarına yayıldı.

ist1

8 Ekim 2014

Kobanê direnişi için eylemlerin 3. Gününde Gazi Mahallesi’nde yüzlerce genç mahalle girişlerini tutarak barikatlar kurarken birçok noktada ateşler yaktı. Eylemlere TOMA’larla müdahale eden polis aynı zaman da helikopterle yer tespiti yaparken plastik mermi ve gazlarla kitleye müdahale etmeye çalıştı.

Akşam saatlerinde farklı partilerden gençlerin üyeleri silahlı eylemler yaptı. Yürüyüşlerini Köşe Durağından otobana doğru yapan eylemciler otobanda yarım saat kaldıktan sonra eski karakola doğru yürüyüşe geçtiler. Daha sonra tekrar İsmet Paşa caddesine yürüyen eylemciler burada polisle karşı karşıya gelirken, eylemciler polisle çatıştıktan sonra ara sokaklara dağılarak eylemi sonlandırdı.

Haber kaynakları:

–      http://www.firatnews.com/news/guncel/sultangazi-de-halk-yuruyuse-gecti.htm

–      http://www.firatnews.com/news/guncel/istanbul-da-kobane-direnisi-buyuyor.htm

–      http://www.etha.com.tr/Haber/2014/10/06/guncel/polis-gazi-hastanesine-gaz-bombasi-atti/

–      Resim kaynakları: AJANSPİYA www.ajanspiya.com

–      http://www.ajansafirat.net/

–      http://www.etha.com.tr

–      http://www.facebook.com

–      http://www.bianet.org/

,

Siirt’te Kobanê için Direnmek
Ayşenur Ethemoğlu

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)’ nin bir ayı aşkın bir süredir Kobanê’yi kuşatma altına alması, Kuzey Kürdistan’da ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde büyük bir yankı uyandırdı. Kürtlerin çığlıklarına yanıt olarak isyan ve direniş sesleri yükseldi. Yalnızca Kürt halkı değil, Türkiye’nin ve Dünya’nın çeşitli yerlerinden insanlar, IŞİD’e ve destekçilerine karşı ayaklandı. Meydanları Kobanê’ye destek için halkın doldurduğu yerlerden biri de Siirt’ti. Siirt, Kürt illeri arasında karakteristik olarak en muhafazakâr yerlerden biridir. Kürtlerle beraber Arapların da yoğunlukta olduğu şehirde, son seçimlerle beraber AKP oylarının düştüğü; HDP oylarının arttığı görülmektedir. Kobanê direnişine destek için Kürtler özellikle kritik günlerin başladığı 6 Ekim tarihinden itibaren her yerde olduğu gibi Siirt’te de ayaktaydı.

6 Ekim

Kobanê Serhildanı’nın yoğun olarak Merkez mahalleleri ve Kurtalan’da yaşandığı Siirt’te, protestolar 6 Ekim akşamı Eğitim-Sen’in çağrısı üzerine Siirt Belediye Binası önünde başladı. Ulus, Conkbayır, Çal, Barış, Alan, Afet, İnönü, Karakol, Algül ve Doğan mahallelerinde halk -bir kısmı tencere tava eylemi yapmak üzere- sokağa çıktı ve evlerde ışık kapatma eylemleri yapıldı. Fakat polislerin ağır müdaheleleri ile belediye binası önünde oturma eylemi gerçekleştiren STK temsilcileri dağıtılmaya çalışıldı. Polisin bu eylemlere katılanlara müdahalesi üzerine başlayan çatışmalar gece boyunca devam etti. Siirt- Kurtalan yolu ve Siirt-Diyarbakır yolu, gençler tarafından trafiğe kapatıldı.

7 Ekim

Serhildan’ın 2. gününde, IŞİD çetelerinin Kobanê’ye dönük saldırıları Kurtalan ilçesinde DBP öncülüğünde düzenlenen yürüyüşle protesto edildi. Diğer yandan, Siirt Merkez’de öğlen saatlerinde başlayan ve Güres Caddesi’ne doğru yapılması planlanan yürüyüş, polis müdahelesiyle karşılaştı. Polis, belediye binası çevresinde toplanan grupları dağıtmak amacıyla biber gazı ve tazyikli su kullandı. İlerleyen saatlerde, AKP il binası ve Yeni Mahalle Polis Karakolu’na taş ve molotoflarla saldıran gençlere, gerçek ve plastik mermilerle karşılık verildi; gaz bombaları nedeniyle bir çok evin ve dükkânın camları kırıldı. Siirt Merkez’de  panzerin altında kalan 67 yaşındaki Rabia Baba adlı yaşlı  kadın Siirt Devlet Hastanesi acil servisine kaldırıldı. Polislerin müdaheleleri ve korucuların, benzinlik sahiplerinin,  Hüda-Par yanlılarının saldırılarına karşı direnen Siirt halkı, serhildanın ikinci gününde ilk kayıplarını verdi. Yusuf Çelik (17) ve Mehdi Erdoğan (35) Kurtalan’da korucuların silahlı saldırıları sonucu, Siirt Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi, 13 vatandaş yaralandı.

siirt1

8 Ekim

Siirt ve ilçelerinde, 3 gün içinde gözaltı sayısı 100’ü geçti ve tüm resmi kurumlar asker korumasına alındı. Yine direnişin sürdüğü 8 Ekim akşamı, Davut Nas (19) isimli bir genç yüksekten düştüğü iddiasıyla ağır yaralı vaziyette getirildiği hastanede yaşamını yitirdi. Siirt Valiliği, Davut Nas’ın ölümüyle ilgili şöyle bir açıklama yaptı:

“08.10.2014 günü saat 12:00 sıralarında ilimiz Mithat Öktüren Caddesi üzerinde bir şahsın üç kişi tarafından ambulansa bindirilmeye çalışıldığı güvenlik güçlerince görülmüş, yapılan ilk incelemede; yaralı şahsı getiren üç kişi, yaralıyı tanımadıklarını yüksekten düştüğünü eylemci grup tarafından ambulansa götürülmek üzere kendilerine zorla verildiğini ifade ettikleri; yapılan incelemede şahsın vücut kısmında silahla yaralanma izlerinin bulunduğu tespit edilmiş, 1995 doğumlu Davut Nas isimli yaralı şahıs ilimiz Devlet hastanesine götürülmüş gerekli tüm müdahaleler yapılmasına rağmen, yaşamını yitirmiştir. Konuyla ilgili olarak üç şahıs gözaltına alınmış, gerekli yasal işlemler başlatılmıştır.”

İlerleyen günlerde Siirt Emniyeti, Davut Nas’ın pompalı tüfekle göğsünden vurulduğunu açıkladı. Aynı gece, eylemlerde polislerin silahlı saldırısı sonucu Kâmil Taş (28) hayatını kaybetti. AKP Siirt eski il başkanı Ali İlbaş’ın akrabaları ile beraber itfaiye binasına silahlı saldırıda bulunduğu bildirildi. ((“Siirt’te AKP eski il başkanı itfaiye binasını silahla bastı”, 8 Ekim 2014, http://www.diyarbakirhaber.gen.tr/guncel/iirt-te-akp-e-ki-il-ba-kani-itfaiye-bina-ini-ilahla-ba-ti-h4312.html ))

siirt2

9 Ekim

Sokağa çıkma yasağı, serhildanın 3. gününde son buldu, fakat protestolar hız kesmedi. Baykan’da, ilçeye hâkim bir tepe olan Heze Tepesi’ne çıkan çok sayıda genç, tepenin görünen yüzüne ateşle “Kobanî” yazdı. Gençlerin attıkları sloganlara, evlerinde bulunan birçok yurttaş da tencere-tava çalıp, ışıklarını açıp kapatarak destek verdi.

7 Ekim günü hayatını kaybeden Yusuf Çelik’in babası Necmettin Çelik, 2 gündür ağır yaralı yattığı Siirt Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahelelere rağmen yaşamını yitirdi.

Geçen 4 günde Siirt’te direnişe karşı devlet güçlerinin müdahalesi sonucu; 5 ölü,  4 yoğun bakım, 125 yaralı, 13 tutuklu ve yanmış okullar, yurtlar ve il kütüphanesiydi; fakat polis müdaheleleri ve kayıplar  Siirt medyasında yer almadı. Hatta yayın yapan bazı haber kuruluşlarının Siirt AKP il meclisi tarafından hedef gösterilmesi ile beraber, haber dillerinin değiştiği, haberlerinde direniş karşıtı söylemlerin yer aldığı görüldü.

Kaynakça

–      http://www.siirttenote.com/2014/10/07/siirtliler-kobane-serhildanina-kalkti/

–      http://www.siirttenote.com/2014/10/11/siirtteki-stklardan-sagduyu-cagrisi/

–      http://www.siirttenote.com/2014/10/11/siirtte-13-kisi-tutuklandi/

–      http://www.diyarbakirhaber.gen.tr/guncel/iirt-te-akp-e-ki-il-ba-kani-itfaiye-bina-ini-ilahla-ba-ti-h4312.html

–      http://www.dha.com.tr/siirtte-dun-aksam-saatlerinde-gostericilerin-molotof-kokteyli-ile-saldirdigi-benzinlik-uzerlerine-acilan-ates-sonucu-yaralanan-2-kisiden-biri-olan-kamil-tas-tedavi-gordugu-hastanede-yasamini-yitirdi_775378.html

–      http://www.diken.com.tr/siirt-valisi-kobani-eylemlerinde-iki-kisinin-hayatini-kaybettigini-dogruladi/

–      http://www.haberler.com/siirt-emniyeti-davut-nas-dusmedi-vurularak-6573795-haberi/

–      http://www.jinha.com.tr/tr/h/Kurtalan’da_yaralanan_Necmettin_%C3%87elik_ya%C5%9Fam%C4%B1n%C4%B1_yitirdi

,

Nusaybin Serhildanı
Fidan Berfê Mirhanoğlu

Ortadoğu’da Arap Baharı adı altında Suriye’de de Nisan 2011’ de iç savaşın yayılmasıyla birlikte sınırda bulunun Nusaybin’deki halk da sınırın diğer tarafında yaşayan yakınlarının güvenliklerinden endişe duymaları sebebiyle sık sık sınırda protesto gösterilerinde bulundular. Kimi zaman seslerini daha yüksek çıkarmalarına da tanık olduk. Örneğin; aralarına çizilen yapay sınırlara duvar örülmek istendiğinde de, son günlerde ise Kobanê’ ye IŞİD çetelerinin katliam amaçlı saldırması sonucunda Nusaybin’ deki halk da sokaklardaydı.

Kobanê protestoları Türkiye’ deki birçok şehir ve ilçede yoğun olarak 6-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleşse de sınırda yer alan Nusaybin ilçesinde daha erken tarihlerde başladı. 16 Temmuz 2014’ te IŞİD çetelerince Kobanê Kantonu’na yapılan saldırılara karşı Suriye’nin Kamışlı kenti arasındaki sınırda açılan çadır nöbetini KESK Mardin, Nusaybin ve Kızıltepe Şubeler platformunun yanı sıra yüzlerce kişi yürüyüş yapıp çadırı ziyaret ettiler.

4 Ekim

Nusaybin’de IŞİD çetelerin Kobenê saldırıları karşı YDG-H üyeleri 12 saate yakın protesto eylemleriyle bayramı direnişle geçirdi. İlçenin Hükümet Konağına kadar ilerleyen gençlerin, İpek yolunu lastik yakarak trafiğe kapatmasının yanı sıra Qamışlo sınır hattındaki Hudut Karakolunu taş yağmuruna tutarak Kobenê saldırılarını protesto etti. Olaylar esnasında 4 gencin vücudunun değişik yerlerine gaz bombası isabet etti. Yaralıların ilk tedavilerinin halk tarafından yapıldığı öğrenildi.

5 Ekim

Kobanê’de IŞİD çetecilerinin saldırısında yaşamını yitiren YPJ’li Hanife Güngör (Hêlin Bagok) için Mardin’in Nusaybin ilçesinde taziye çadırı kuruldu.

nusaybin1

6 Ekim

Kobanê’ye yönelik devam eden saldırılara karşı Mardin Nusaybin’e Girneli mahallesi (Girê Mîra) sakinleri İpek Yolu’nu trafiğe kapattı. Yolu açmamaları halinde askerlerin müdahale tehdidinde bulunduğu köylüler “Bize müdahale edeceğinize IŞİD’e edin” karşılığını verdiler. Akşam saatlerinde ise tekrar Trafiği kapatmak üzere İpek Yolu yönelen gençlere polisin müdahalesi ile başlayan olaylarda kentin en işlek caddesi olan Çağ Çağ, Sakarya ve Şirin Bulvarını trafiğe kapatarak lastikler yaktı.

7 Ekim

Nusaybin’de kepenkler açılmadı. Kobanê’ye dönük saldırıları protesto etmek amacıyla burada Fırın ve Eczaneler dışında yurttaşlar kepenk açmadı. İşçilerin de iş bırakması nedeniyle ilçede hayat durdu. Nusaybin’de İpek yolu dâhil tüm yollar kapandı. Kobani için halk sokağa döküldü. Nusaybin ilçesinde Newroz meydanında bir araya gelen 10 bine yakın yurttaş, İpek Yoluna yürüyerek, “Kahrolsun IŞİD işbirlikçi AKP”, “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “Her yer Kobenê her yer Kürdistan” sloganlarını atarak zılgıtlar eşliğinde yürüdü. İpek yolunda iki gündür direnen gençler, kısa bir süre kaldıktan sonra çarşıya doğru yürüyüşüne devam etti. Eyleme polisin müdahalesine gençlerin karşılık vermesi sonucunda çatışma çıktı. İpek yolunda Özel Harekât Timleri siyah bereler takarak uzun namlulu silahlarla ateş açtıkları ifade edildi. Sabah saatlerinden bu yana ilçenin birçok yerinde polislerle çatışma sırasında, ilçe merkezindeki PTT, Vakıf Bank, Atatürk Lisesi gibi birçok kurumu yandı. Nusaybin’in her yerinde sert çatışmalar devam ederken gençler, Hükümet Konağı’na saldırdı ve Hükümet Konağına giren gençlere karşı polisler plastik mermi kullandı. Göstericilerin gün boyu sürdürdüğü olaylarda, mobese kameralarının bulunduğu direkleri yıkıldı. Akşam saatlerinde ise valiliğin yasaklamasına rağmen sokak terk edilmedi.

nusaybin3

8 Ekim

Kobane’ye yönelik IŞİD saldırılarının protesto edildiği bölgede, sokağa çıkma yasağına rağmen Nusaybinliler alanlara çıktı. İlçeye KCK, YPG ve YDG-H bayrakları asılırken YDG-H atlı asayiş birlikleri kurdu. İlçeye 25 kilometre kadar uzakta bulunan Girmeli (Gremira) mahallesinde yaşayan yurttaşlar ise köylerinden geçen tarihi İpek Yolu’nda direnişe başladı. İlçede Emniyet Müdürlüğü’ne ait çok sayıda mobese direği kırılırken 10 Okul, Gülen Cemaati’ne ait 1 yurt banka şubeleri ve birçok devlet kurumu da çatışmalar sonrası yandı. Polis halka silahlarla saldırırken bir bankanın dış kapılarını kıran gençler, bankayı ateşe verdi. Bu çatışmalar sırasında 12 yaşındaki Özgür Daş başından aldığı gaz kapsülü ile yaralanırken 2 aylık bebek de evlerine düşen gaz bombasından etkilenerek Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Öte yandan çok sayıda kişinin çatışmalarda yaralandığı öğrenildi. Gençler ilçede asayişi sağlamak amacıyla atlı birlikler oluşturdu. Kent merkezinde polis ve askerlerin zırhlı araçlarla aldığı yoğun önlem 1990’lı yıllarındaki OHAL görüntülerini aratmadı.

9 Ekim

Yaşamını yitiren YPG’li Selman Turan’ın cenaze törenine katılan binlerce kişi, Nusaybin -Qamişlo sınırını kaldırarak Rojava tarafına geçerken, askerlerin silahlarla müdahale ettiği eylemde yaşamını yitiren Rojavalının, Qamişlo’nun Hileliye Mahallesi’nde oturan 8 yaşındaki Beşir Remezan Arif isimli çocuk olduğu öğrenildi. Saldırı sonucu 13 kişinin ise mermi ve gaz bombaları ile yaralandığı belirtilirken, yaralılardan 10’unun Nusaybin’den 3’ünün ise Qamişlo’dan olduğu öğrenildi. Bir yaralı Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Qamişlo sınırındaki telleri aşan 16 genç, YPG saflarına katıldı.

nusaybin4

10 Ekim

Mardin’in Nusaybin ilçesinde ki Newroz meydanında bir araya gelen 10 bin kişi, Rojava’ın Serekaniye kentinde IŞİD çetelerine karşı girdiği bir çatışmada yaşamın yitiren YPG’li Selman Tunç için kurulan taziye çadırına yürüyüş düzenledi. Newroz meydanında toplanan binlerce yurttaşın arasına polislere ait akrebin dalması ile şans eseri sonucu yaralanan olmazken, kitle polis aracını taş yağmuruna tuttu.

11 Ekim

Mardin’in Nusaybin ilçesinde DBP’nin kiraladığı anons aracında bulunan 2 yurttaş sivil polisler tarafından gözaltına alındı. IŞİD çetelerinin,  Kobanê Kantonu’na yönelik saldırıları karşı başlatılan eylemlerin beşinci gününde Mardin’in Nusaybin ilçesi yine gösterilere sahne oldu. Saldırılara karşı Mitanni Kültür Merkezi bahçesinde toplanan ilçe sakinleri, daha sonra İpek Yolu’na çıkarak yolu trafiğe kapattı. Yolun kapatılması nedeniyle karayolunda TIR ve yolcu otobüsleri kuyruğu oluştu. Polis helikopterinden de kitlenin üzerine biber gazı bombaları atıldı.

12 Ekim

Nusaybin’de Qamışlo sınırına yürüyen Barış Anneleri, Kobanê’ye yönelik saldırıları protesto ederek, gerekirse Barış Anneleri olarak IŞİD’e karşı canlı kalkan olacaklarını söylediler. Nusaybin’in 6 gündür Kobanê direnişine karşı ayakta olduğunu ve ayakta olmaya devam edeceğini kaydeden Nusaybin Belediye Eş Başkanı Sara Kaya ise, Kobanê’ de zafer olana kadar sokakta olacaklarını belirterek, “Kobanê neyse Nusaybin odur” dedi. Qamışlo sınır hattında bekleyen Rojavalılara ise Türk askeri tarafından gaz bombalarıyla müdahale edildi.

Kaynaklar

–      http://www.youtube.com/watch?v=LGL9MIxQJoo

–      http://www.nusaybinarena.com/haber-58-nusaybin_ve_kiziltepe_kesk_kobani_sinira_yurudu.html

–      http://www.nushaber.com/haber/2462/nusaybinde-12-saat-direnis-bayrami-kutlandi.html

–      http://www.youtube.com/watch?v=LGL9MIxQJoo

–      http://www.mardinlife.com/Nusaybinde-2-Gunde-10-Okul-Atese-Verildi-haberi-17559

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/search/?content=nusaybin

–      http://www.firatnews.com/news/guncel/nusaybin-de-de-askerler-halki-taradi.htm

,

Kızıltepe Serhildanı
Fatma Arslan

6 Ekim günü, Kobanê’deki IŞİD kuşatmasının yoğunlaşması ve şehir savaşının başlamasıyla, Kürt kurumlarından Kobanê’ye acilen sahip çıkılması çağrısı yapıldı. Kobanê’nin 20 günden fazladır kuşatma altında olması ve Türk devletinin IŞİD’e açık/kapalı desteği zaten Kürtler arasında ciddi bir rahatsızlığa yol açmışken, yapılan çağrı birçok Kürdistan ve Türkiye kentinde karşılığını buldu. Kürt halkı son zamanlarının en büyük kitlesel gösterilerini düzenledi. Düzenlenen gösterilere polisin sert müdahalesi ve Hüda-Parlıların kolluk kuvvetleriyle birlikte kitlelere saldırmasına karşılık Kürtlerin cevabı protestoların Serhildanlara dönüştürülmesi oldu.

Serhildanların görüldüğü önemli yerlerden biri de Kızıltepe (Mardin) oldu. 90’ların direniş geleneğinin merkezlerinden biri olan Kızıltepe, Kobanê için yapılan çağrı karşısında sokak ve meydanlara çıkarak bir kez daha bunu göstermiş ve Kürt halkına yapılan zulüm karşısında direniş hafızasını tazelemiştir.

7 Ekim 2014

Neredeyse tüm Kürdistan’da görülen Serhildanlar karşısında devlet, valilikler yoluyla sokağa çıkma yasakları ilan etmeye başladı. Sokağa çıkma yasağının ilk ilan edildiği yerlerden biri de Kızıltepe oldu. Mardin Valiliği, Kızıltepe ile birlikte Mardin’in diğer önemli direniş merkezleri olan Nusaybin, Derik, Mazıdağı, Dargeçit ve Savur ilçelerinde de 2 günlük sokağa çıkma yasağı ilan etti. Ancak ne Kızıltepe’de ne de diğer ilçelerde halk, valiliğin, Serhildanları kriminalize eden yasağını tanımadı ve direnişi büyüttü.

Halkın öfkeli ve kararlı direnişi karşısında kolluk kuvvetleri gerçek mermiler kullanmaya başladı. Bunun yanı sıra birçok Kürt şehrinde paramiliter güçler de devletin kolluk güçleriyle birlikte Kürt halkına saldırdı. Polis ve paramiliter güçlerin Serhildanları silah kullanarak bastırmaya çalışması birçok yerde ölümlerin yaşanmasına yol açtı. Kızıltepe’de de polisin müdahalesi sırasında, plakası belirlenemeyen bir araçtan açılan ateş sonucu Kerem Karaaslan (22) hayatını kaybetti.

kızıltepe3

8 Ekim 2014

7 Ekim’de ilan edilen sokağa çıkma yasağına rağmen alanları terk etmeyen ve direnişi yükselten halka karşı Kızıltepe’deki polis sayısını yetersiz bulan devlet, 8 Ekim’de Kızıltepe’ye jandarma takviyesi ile birlikte on tank yerleştirdi. Serhildan’ın ve onu bastırmaya yönelik müdahalenin yoğunlaştığı saatlerde Kızıltepe-Nusaybin arasındaki İpekyolu’nun İpek Mahallesi Dedeman Kavşağı’nda, öldürülen Fehad İbrahim Elduveric (45) ve Abdullah Muhammet Latif (43) adlı iki kişinin cesetlerine ulaşıldı. Kim tarafından öldürüldükleri hâlâ bilinmemektedir.

kızıltepe2

9 Ekim 2014

Türkiye Hizbullahı’nın lideri Edip Gümüş’ün IŞİD’e atıfla yaptığı “Müslüman olduğunu dile getirenler düşmanımız olamaz” açıklaması, Hizbullah’ın Diyarbakır’daki önemli isimlerinin “Çatışmazlık için bir yol bulunmaz ise kan akmaya devam eder. Ki biz hazırız PKK hazır mı, kendileri düşünsün!’’demesi ve paramiliter güçlerin kolluk kuvvetleriyle kitlelere saldırması, 90’lardaki Hizbullah vahşetini unutmayan halkın öfkesini Hüda-Par’a da yöneltmesine yol açtı. Birçok yer gibi Kızıltepe’de de Hüda-Parlılar ve parti binaları nefret nesnesi haline geldi. Kızıltepe Hüda-Par ilçe binası önünde çıkan tartışmada Hüda-Par üyesi oldukları bilinen iki kişi yaralandı.

10 Ekim 2014

10 Ekim 2014 tarihinde protesto eylemleri devam ederken birçok il ve ilçede ev baskınları ve gözaltılar başladı. Kızıltepe’de yapılan ev baskınları sonrasında beş kişi gözaltına alındı. Bütün baskı ve gözaltılara rağmen Kızıltepe Serhildanı 11 ve 12 Ekim günleri boyunca da devam etti.

Kaynakça

–      http://www.firatnews.com

–      http:/www.radikal.com.tr

–      http://www.ozgur-gundem.com

–      http://www.milliyet.com.tr

–      http://www.haberler.com/kiziltepe

–      http://www.cnnturk.com

,

Kobanê’de Direniş, Batman’da Serhildan
Agit Özdemir

IŞİD’in Kobanê’ye saldırısını ve yaşanabilecek katliamları protesto etmek için Kürdistan ve Türkiye metropollerinde olduğu gibi Batman’da da halk, Kobanê’ye saldırıların yoğunlaştığı 21. günde sokaklardaydı. AKP’nin çözüm sürecinde adım atmaması ve Kobanê direnişi başladığı günden beri Kürtlere yönelik düşman tavrı nedeniyle halk öfkesini sokaklara çıkarak ortaya koydu.

Batman, 90’lı yıllarda Hizbullah’ın ve derin devletin üzerinde özel savaş stratejisi izlediği, buna bağlı olarak faili meçhul cinayetlerin, sivil katliamların da yaşandığı bir kent. Kürdistan’da Hizbullah’ın siyasi kanadı olan Hür Dava Partisi (Hüda-Par) son yerel seçimlerde %7.12 oranında (17.444 oy) oy aldı. Ondan önceki seçimlerde bu tabanın AKP’ye oy verdiği biliniyor. Son yaşanan olaylarda Hür Dava Partililerin de sokağa çıkarak halka silahlarla saldırması hükümet ile olan ilişkileri konusunda akıllarda soru işaretleri bırakıyor. IŞİD’in Hizbullah’la organik bir bağının olmadığı biliniyor. Hatta IŞİD’in Hizbullah’a yönelik saldırıları da olmuştur geçmiş dönemlerde. ((“IŞİD Hizbullah’a saldırdı”, 6 Ekim 2014, http://www.ntvmsnbc.com/id/25542526/ ))

Fakat Hizbullah’ın tabanında IŞİD’e bir sempati var. Kürdistan Hizbullah’ının IŞİD’e ayrı bir sempatisi bulunmaktadır. Hür Dava partililer IŞİD’in Kobanê’ye saldırısını temelde PKK’ye saldırı olarak yorumladılar. Hizbullah’ın PKK’ye 90’lı yıllardan kalma kini ve öfkesi olduğundan Kobanê direnişinde IŞİD’e taraftırlar. Kürdistan’da 90’lı yıllarda Hizbullah’ın tetikçiliğini yapanların IŞİD’e katıldığı iddia edilmekte ve bu durum halk arasında çokça konuşulmaktadır. Son Serhildan’da 90’lı yılların öfkesi, güncel durum ile birleşince Kürdistan’da Hür Dava Partililerle olan çatışma kaçınılmaz bir hâl aldı.

Kürdistan’da şehirleşme artış oranının en fazla olduğu il Batman’dır. Şehir 90’lı yıllarda aldığı inanılmaz göç ile büyük bir büyüme gösterdi. Şehirleşme oranının artması beraberinde sorunlar da yarattı. Bir tarafta yoksulluk diğer tarafta ise zenginlik yükselmeye başladı. Batman Kent Konseyi’nin 2011’de yaptığı araştırmada yoksulluğun en büyük nedeninin göç olduğu belirtildi. Batman’ın en yoksul mahalleleri İpragaz, Petrolkent, İluh ve Seyitler’dir. Aynı zamanda Kürt Özgürlük Hareketi’ne en fazla destek de yine bu mahallelerden çıkmaktadır. Hâliyle son Serhildan’da en yoğun ve en sert çatışmalar bu mahallelerde yaşandı.

Hizbullah ve Devlet 90’lı Yıllardaki Alışkanlıklarından Vazgeçmedi

6 Ekim akşamında başlayan olaylar gece boyunca devam etti.  Geniş katılımın olduğu eylemlerde halk Hür Dava Partisi önünde geçerken gerginlik yaşandı. Göstericilerin yuhalamasına karşılık Hür Dava Partililerin parti binasından halka silah göstermesi ve taş atmasıyla olaylar büyüdü. Gece 02:00 saatlerinde Hür Dava Partisi önündeki iki araç yakıldı. Polisle olan çatışmalar 7 Ekim sabahına kadar devam etti. Sabah saatlerinde dağılan kitlenin ardından Hür Dava Partili oldukları belirtilen kalabalık bir grup HDP Batman İl binasına ve bazı iş yerlerine saldırdı. Saldırılarda maddi hasar meydana geldi. 7 Ekim sabahı saat 10:00 civarında halk IŞİD’in Kobanê’ye saldırılarını protesto etmek için yeniden sokaklara indi.

Batman Belediyesi önünde toplanan kitleye polisin müdahale etmesiyle birlikte başlayan çatışmalar, Batman Belediyesi kavşağından Atatürk Parkı’na kadar uzanan Diyarbakır caddesine doğru yayıldı. Diyarbakır caddesi üzerinde bulunan Hür Dava Partisi’nin önünde bekleyen partililer, halka tekbir eşliğinde taşlar attı. Bazı partililerin elinde doksanlı yılları hatırlatan domuz bağı, bazılarının elinde de silah vardı. Saldırıya karşılık veren gençler parti binalarının camlarını kırdı. Bu esnada Hüda-Par’lılar açtıkları ateşle iki kişiyi yaraladı.

batman2

Dışarıda bunlar yaşanırken Batman M Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan siyasi tutsaklar Kobanê’deki saldırılar dolayısıyla isyan başlattı. Gece çatışmalar tüm şiddetiyle Diyarbakır Caddesinde devam etti. Çatışmalar devam ederken Hür Dava Partisi binasında bulunan kişilerin kitleye silahlarla ateş etmesi sonucu 25 yaşındaki Emrah Demir hayatını kaybetti. Gençler Hür Dava Partisinin binasına taş ve molotoflarla saldırdı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Batman Valiliği tarafından sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen halk sokakları terk etmedi. İluh Mahallesinde yoğunlaşan çatışmalar şehrin diğer mahalleri ve Diyarbakır Caddesinde devam etti. Evde bulanan halk tepkisini tencere ve tavalara vurarak ve ışık söndürme eylemleri ile dile getirdi. Gece boyunca bu eylemler devam etti.

8 Ekim sabah saatlerinde asker şehre girerek konuşlandı. Batman Valiliği yasağın devam ettiğini duyurdu. Yasağa rağmen kentin kenar mahallerinde çatışmalar aralıksız devam etti. Hür Dava Partisinin üyeleri tarafından vurulan Emre Demir’in cenazesi, otopsi için Malatya Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Demir’in ailesi İstanbul’da yaşadığı için yapılan otopsi sonucunda toprağa verilmek üzere İstanbul’a götürüldü. Hür Dava Partisi üyeleri Emrah Demir’in kendileri tarafından vurulduğunu, vuranların ise kahraman olduğunu sosyal medyada açıkça paylaştılar. ((“Öldürülen genç için tweet: Kahraman HüdaParlılar engelledi”, 8 Ekim 2014, http://www.radikal.com.tr/turkiye/oldurulen_genc_icin_tweet_kahraman_hudaparlilar_engelledi-1217565 ))

Çatışmalarda göstericiler karşısında zorlanan polislere çevre illerden takviye polis ekipleri getirildi. Batman Valiliği okulların iki gün tatil edildiğini duyurdu.

Son Yılların En Görkemli ve En Kalabalık Cenaze Töreni

9 Ekim’de Batman Valiliği sabah saat 10:00’da sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını duyurdu. Serhildan’ın aralıksız sürdüğü Batman’a 7 Ekim günü Kobanê’de şehit düşen YPJ komutanı Yuhanus Ekinci’nin (Gulan Çekdar) cenazesi getirildi. Halk çözüm süreci ile ölümlerin duracağı umudu taşıyorken son haftalarda 10’a yakın YPG ve YPJ’linin cenazesi Batman’a getirilmişti. AKP’nin çözüm konusunda adım atmayışının yol açtığı umutsuz bekleyiş, gelen şehit cenazeleriyle yerini öfkeye bıraktı. Öfkenin diğer önemli bir diğer nedeni de Türk devletinin, İŞİD kuşatmasındaki Kobanê’ye koridor açılmasına izin vermemekle birlikte sürekli tehditkâr bir dil kullanmasıydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kobanê düştü düşecek” demesi bardağı taşıran son damla oldu.  Bu noktada, HDP’nin Kobanê için sokağa çıkma çağrısı Gulan Çekdar’ın cenazesinin serhildan ruhuyla sahiplenilmesiyle birleşti. Özellikle 90’lardan bu yana devletin en acımasız hâlini Batman sokaklarında gören halkın öfkesine cenazelerin hüznü eklenmişti. 90’larda, şehit cenazelerini kitlesel bir şekilde karşılayan ve serhildanlarıyla bilinen Batman halkı YPJ’li Gulan Çekdar’ı 50 bine yakın insan eşliğinde toprağa verdi. Böylece Batman’da son yılların en kalabalık ve en görkemli cenaze töreni gerçekleşti.

batman3

Kaynak: Bilal Güldem (DİHA)

Kenar mahallelerde çatışmalar sürerken Batman’daki 30 STK Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan olaylar için sağduyu çağrısında bulundu. Batman Valiliği de 3 günlük bilançoyu açıkladı. Bilançoya göre 1 kişi hayatını kaybetti, 57 kişi yaralandı, 42 kişinin gözaltına alındı, 113 kişi hakkında da idari işlem yapıldı. Bunun dışında 4 araç yakıldı ve 40 iş yeri zarar gördü. Gece olayların yoğunlaştığı Bağlar, Yavuz Selim, Petrolkent, Yeşiltepe, Beşevler ve Çarşı Mahallesi olmak üzere kentte çatışmalar devam etti.  Yavuz Selim Mahallesinde halk Batman-Siirt yolunu saatlerce trafiğe kapattı. Batman Ak Parti milletvekili Ziver Özdemir’e ait olduğu söylenen Karşıyaka’daki Bozooğlu Tuğla Fabrikasındaki araçlar yakıldı.

10 Ekim’de Batman Demokrasi ve Emek Platformu ile STK’lar yaptıkları basın açıklaması ile hükümetin tutumunu protesto etmek için toplandı. Yapılan basın açıklamasında Başbakan Davutoğlu ve İçişleri Bakanı Ala’nın “misliyle karşılık verilecektir” tarzı açıklamalarının savaşı körüklemek için kullanıldığı belirtildi.

batman4

Kaynak: Bilal Güldem (DİHA)

Bilanço Yavaş Yavaş Ortaya Çıkıyor

11 Ekim’de yaşanan serhildanın bilançosu yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Gözaltına alınan 56 kişiden 19’u tutuklanarak Batman M Tipi Cezaevine gönderildi. Tutuklananlar arasında 7 çocuk bulunmaktaydı. Emre Demir’in katledilmesine ilişkin hiç kimsenin tutuklanmadı. İHD Batman şubesinin hazırladığı rapora göre 25 kişi ağır olmak üzere 116 kişi yaralandı. 8 Ekim günü Kobanê’de yaşamını yitiren Batman Belediyesi çalışanı ve Batman Din Âlimleri Derneği (DA-DER) eski yöneticisi Mele Necmettin İlhan’ın cenazesi Batman’a getirildi. Cenaze yaklaşık 30 bin kişinin katılımı ile defnedildi.

Resmi olarak maddi hasar tespiti yapılmamış olsa da yerel kaynaklara göre 20 ATM yakıldı. Turgut Özal Bulvarında bulunan bankalar ateşe verildi. ATM ve Bankalardaki 3 milyon liranın yandığı iddia edildi. Halk PTT, Türk Telekom, Worldmar ve Migros alışveriş merkezi, MHP Batman İl örgütü binası ve BİM marketlerinin camlarını kırarken, PTT’ye ait bir aracı da ateşe verdi. 

Batman’ın İlçeleri de Ayakta

Serhildan esnasında Batman’ın ilçelerinde de halk ayaktaydı. Gerçüş, Kozluk, Hasankeyf, Beşiri ve Sason’da halk protesto yürüyüşleri yaparken Gercüş’te uzun yılların ardından halk ateş yakarak polisle çatıştı.

Sonuç

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın IŞİD’le olan savaşı “yüksek yoğunluklu savaş” olarak değerlendirmesi ve halkın her yerde IŞİD’e karşı mücadele vermesi gerektiği çağrısı ile Kürdistan ve Türkiye şehirlerinde olduğu gibi Batman halkını da sokağa çıkardı. Belki de 2006 yılından beri ilk defa bu kadar geniş katılımlı bir halk ayaklanması yaşandı. PKK’nin lider kadrolarından Mustafa Karasu yaşanan serhildanları Kürt tarihinin en büyük devrimci demokratik eylemliliği olarak tanımladı. 90’lı yıllarda genel olarak Cizre, Şırnak, Nusaybin ve Diyarbakır’da yaşanan serhildanlar bu kez hemen hemen tüm Kürdistan’da ve bazı Türkiye şehirlerinde de yaşandı. Bu açıdan halkın devlete cevabı net oldu, topyekûn direnildiği/direnileceği belirtilmiş oldu. Kürdistan halklarında olduğu gibi Batman halkının da çözüm sürecine olan inancı kalmadı. Bu süreçte Batman halkının Hür Dava Partililere olan öfkesi daha da arttı. Serhildan’dan sonra halk IŞİD ile Hizbullah arasında herhangi bir fark görmediğini açıkça dile getirdi. Kökü 90’lara dayanan PKK-Hizbullah çatışmasının tekrar gün yüzüne çıkması bu konunun önümüzdeki süreçte de önemli bir rol oynayacağını göstermektedir.

Kaynaklar

–      http://zanenstitu.org/wp-content/uploads/2014/08/Zan-Enstitu-Secim-Analizi1.pdf

–      http://www.batmanpostasigazetesi.com/haber/batmanin-yoksulluk-arastirmasinin-sonucu-aciklandi-25774.htm

–      http://www.diclehaber.com/tr

–      http://www.firatnews.com/

–      http://batmanihd.wordpress.com/2014/10/14/06-10-2014-13-10-2014-tarihleri-arasinda-batmanda-gerceklesen-kobane-destek-eylemleri-hak-ihlalleri-gozlem-raporu/

–      http://www.batmancagdas.com/gundem/bankalar-zorda-h36269.html

–      http://www.ntvmsnbc.com/id/25542526/

–      http://www.yeniozgurpolitika.org/index.php?rupel=nivis&id=6739#.VD0YrILZ5Iw.twitter

,

Van Serhildanı
Hazal İspirli & Çağrı Kurt

Ekim Serhildanı tüm gücüyle bütün Türkiye’ye Kobanê direnişinin yakıcılığını haykırırken Van şehri bu sese eşlik etmekten geri durmamıştır. Ekim Serhildanı’nın Van’da bulduğu reaksiyon farklı açılardan öngörülebilir bir toplumsal birikimin açığa çıkması olarak değerlendirilebilir. Öncelikle politik olarak bir Kürt kenti olan ve aynı zamanda coğrafi düzeyde bir çekim merkezi sayılabilecek Van’ın, 2011 depremi akabinde devletin takındığı negatif tutuma karşılık yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçiminde gösterdiği kararlı duruş önemlidir. Ayrıca Ekim Serhildanı’nın bir durak öncesinde Van da dahil olmak üzere Kuzey Kürdistan’ın hanelerine YPG-J şehitlerinin gelmekte olduğu unutulmamalıdır. Cumhurbaşkanı başta olmak üzere siyasal iktidarın PKK üzerinden kullandığı pejoratif dil, çeşitli saikler ile Kürtler’in Rojava’daki kazanımlarını görmezden gelme ve en nihayetinde IŞİD ile iş birliği yaparak Kobanê’nin düşmesine vesile olma çabası Ekim Serhildanı’nın başlangıç noktaları (sinir uçları) olarak ele alınabilir.

6 Ekim 2014

6 Ekim akşamı (21:00 sularında) Kürdistanî kurumlardan yapılan yazılı açıklamada Kobanê’de binlerce Kürt’ün katliam ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekilerek, herkesin bir saniye kaybetmeden bulunduğu yerde sokağa dökülmesi çağrısı yapıldı. Çağrının ardından birkaç saat içinde mobilize olmaya başlayan Van halkı IŞİD çetelerinin Kobanê’ye saldırısını protesto etmek için sokaklara inerek bulunduğu noktalardan Van’ın en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi’ne yürümeye başladı. Mısır Çarşısı’nda bulunan ve IŞİD sempatizanlarına ait olduğu bilinen bir kitabevi ateşe verilirken kent merkezinde bulunan BİM ve A101 gibi marketler taş yağmuruna tutuldu. Van’ın eylem potansiyeli en yüksek olan ve şehrin görece yoksul insanlarının ikamet ettiği Hacıbekir, Şabaniye, Akköprü, Yenimahalle, Süphan mahallerinde polis ve direnişler arasındaki çatışmalar gece boyunca devam etti.

7 Ekim 2014

7 Ekim günü öğlen saatlerinde şehrin tümünde kepenkler kapatıldı ve insanlar Van DBP il binasına toplanmaya başladı. Sanat Sokağı’na ulaşan kitleye polis plastik mermi ve gaz bombaları ile saldırmaya başlayınca çatışmalar başladı. Şehrin ana arterlerinde (birbirini kesen iskele-cumhuriyet caddeleri) saatlerce süren çatışmalarda direnişçiler tüm polis saldırılarını püskürttü. Barış Anneleri Meclisi ve DÖKH aktivistleri tarafından AKP Van İl binası ile Tuşba ve Edremit İlçe örgütleri işgal edildi. AKP İl ve ilçe binalarında oturma eylemi yapan Barış Anneleri Meclisi ve DÖKH aktivistleri Hükümetin IŞİD’e verdiği desteğe tepkilerini dile getirdi.  Bir grup polis ise AKP İpekyolu ilçe binasına sığınmak zorunda kaldı, polislerin araçlarına kalkanlarına ve coplarına el koyuldu, banka atmleri ve mobese kameraları işlevsiz kılındı. Polisin zorunlu olarak geri çekilmesi beraber binlerce insan barikatlar kurarak deyim yerindeyse şehrin merkezi ele geçirdi.

van2

Akşamın ilerleyen saatlerinde Serhildan ruhunun tüm kente yayılması ve yol kontrollerin de halkın eline geçmesi ile beraber askeri müdahale gerçekleşti. Tanklar ve Cemseler şehrin sokaklarında belirmeye başladı. Sıkıyönetimi aratmayan bu durum direnişçileri korkutmamış ve çatışmalar tekrar alevlendi. Şehrin dört bir yanında mücadele devam ederken Serhat mahallesinde Hamit Caner (55) isimli yurttaş göğsüne aldığı kurşun darbesi ile ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Gecenin sonunda kamu binaları ve bankalar kullanılmaz hale geldi ayrıca ‘sembolik’ birçok işyeri ateşe verilmişti. 7 kişi yaralandı ve 20 kişi gözaltına alındı.

van3

8 Ekim 2014

8 Ekim günü sabah saatlerinde Van Ferit Melen havaalanına il dışından polis sevkiyatı gerçekleşti. Öğlen saatlerinde ise bir önceki gün yaşanan çatışmalarda açılan ateş sonucu yaşamını yitiren Hamdi Caner’in cenazesi binlerce yurttaşın ve HDP Van milletvekili Özdal Üçer’in katılımı ile toprağa verildi. Cenazenin ardından taziye çadırına yürüyüşe geçen kitleye polisin gaz bombası ve tazyikli su ile saldırmasıyla çatışmalar yeniden başladı. Aynı saatler içinde Van Adliyesi önünde toplanan baroya bağlı avukatlar, Kobanê’ye yönelik saldırıları protesto etmek için yürümek istedi. Polis yürüyüşe izin vermeyerek avukatlara müdahale etti. Eğitim Sen üyelerinin Feqiyê Teyran parkında yapmak istediği basın açıklamasına izin verilmedi. Van merkezde yaşanan çatışmalar esnasında ise Bahçıvan mahallesinde bir grup (7-8 kişi) Hüda-Par’lı ellerinde sopalarla ortaya çıkarak direnişlerin üzerine yürüdü. Gece saatlerine kadar devam çatışmalarda şehir merkezi kısmen sakinleşirken, Van’ın Hakkari, Ağrı, Bitlis ve İran bağlantı noktalarına barikatlar kuran direnişçiler özellikle Hacıbekir ve Şabaniye mahallelerinde polisle çatışarak, polisin mahallelere girmesine izin vermedi. Günün sonunda 50’ye yakın kişi gözaltına alınırken, 2’si ağır 10 kişi yaralandı. Yüzüncü Yıl Üniversitesi pazartesi gününe kadar eğitime ara verdi.

van4

9-10-11 Ekim 2014

Kepenklerin tamamının kapalı olduğu kentte DBP İl Örgütü öncülüğünde 9 Ekim komplosuna ilişkin saat 12.00’de Feqiyê Teyran Parkı’nda yapılan basın açıklamasının ardından polisin müdahalesi başladı ve çatışmalar şehrin içine yayıldı. Polis ve özel hareket timleri özellikle kent merkezi bağlamında Cumhuriyet ve Maraş caddelerini abluka altına aldı. Bir önceki gün ortaya çıkan Hüda-Par’lı grup bugün polis güçlerinin çekim alanında direnişçileri tehdit ve hakaret içerikli sözlerle kışkırtmaya çalıştı. Fakat çatışmalar yoğunluklu olarak Hacıbekir, Karşıyaka, Akköprü, Şabaniye ve Beyüzümü mahallerinde devam etti. Van’ın Beyüzümü Mahallesi’nde çıkan çatışmalar devam ederken, polisin açtığı ateş sonucu Yunus Aktaş ve Savaş Yücedağ isimli 2 yurttaş ağır yaralandı. 10 Ekim günü HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın bir önceki gün yaptığı açıklamalar üzerine daha sakin geçti. Fakat Van’ın İpekyolu ilçesinde bulunan Mezopotamya Gençlik Araştırma Merkezi Derneği (MEGAM-DER) binası polisler tarafından basılarak tahrip edildi.

11 Ekim sabah saatlerinde, Van’ın Beyüzümü Mahallesi’nde 9 Ekim’de çıkan çatışmalar esnasında, polisin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Yunus Aktaş yaşamını yitirdi. Yunus Aktaş’ın cenazesi aralarında HDP Van Milletvekili Özdal Üçer, DBP Van İl Başkanı Musa İtah, belediye eş başkanlarının da bulunduğu binlerce kişinin katlımı ile toprağa verildi. Cenaze sonrası polisin saldırısına uğrayan kitle uzun süre boyunca Hacıbekir mahallesinde polisle çatıştı. Aynı gün içerisinde Kobanê’deki çatışmada yaşamını yitiren Remzi Kurt (Rêzan Marînus) için Van’ın Hacibekir mahallesinde mevlit verildi.

van5

Kürdistan genelinde ve Kürt iradesinin varlık gösterdiği tüm bölgelerde uygulanan imha ve inkar politikalarına karşı ortaya çıkan eylemselliğin en yoğun yaşandığı yerlerden birisi olan Van’da halk, özellikle Kürdistanî kurumlar tarafından serhildan çağrısının yapıldığı ilk günden beri büyük bir katılım ile sokaklarda Kobanê’yi sahiplenmek adına devlet güçleri ve devletin palazlandırdığı çetelerin saldırılarına karşı büyük bir direniş gösterdi. Yaşanan olaylar sonucu AKP’li Van Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Naif Sağlam, “Bir Kürt olarak Kobanê’de yaşanan soykırıma ortak olmayacağım ve bundan sonra hep karşısında duracağım. Bugüne kadar yanlış yerde durduğumu fark ettim bu nedenle AKP’den istifa ediyorum” diyerek,  AKP’den istifa etti. AKP’nin bir diğer Van Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi Hakkı Cemal de, IŞİD çetelerinin Şengal’e yaptığı saldırıların ertesinde partisinden istifa etmişti.

Ekim Serhildanı – Başkale

12 Eylül faşizmi sonrası sistem partileri eli ile palazlandırılan yerel feodal güçlerin mutlak iktidar alanı olması planlanan Başkale 2000’li yıllarla birlikte Kürt Özgürlük Hareketi’nin etkisi ile kendi siyasal mecrasını yaratmada önemli bir yol kat etti. Böylece Hakkari, Yüksekova hattında Van’a doğru açılan toplumsal muhalefetin en güçlü hayata geçtiği alanlardan biri oldu. Başkale 2009 yerel seçimlerinde tüm dengeleri alt üst ederek yerel siyasette halk iktidarına doğru ilk adımı attı. Ardından gelen tüm genel ve yerel seçimler ile referandumlarda yüzde doksanlara varan bir iradi temsille siyasal yurttaşlık bilinci ve pratiğinin önemli bir örneği oldu.

Kürdistan ve Türkiye kentlerinde yaşanan tüm anti demokratik uygulamalara kitlesel sokak eylemleri ile destek verme geleneği de bu süreçte kök saldı. Son olarak Kobanê eylemliliklerinde Başkale bir bütün olarak hayatı durdurdu. Bir yandan sokaklarda kitlesel protesto gösterileri yapan Başkaleliler bir yandan da Kobanê halkına yardım yetiştirmek için seferberlik ilan etti.

İlk olarak 13 Eylül’de DÖKH, DBP ve Belediye tarafından başlatılan Rojava ve Şengal yardım ve seferberliği, IŞİD’in Kobanê’ye saldırması ile gerçekleşen katliamı kınamak ve Kobanê direnişine destek vermek amacıyla 3 Ekim’de yenilendi. Başkale’de 130 köyün katılımı ile geniş kapsamlı bir yardım kampanyası başladı ve 5 tırlık yardım malzemesi toplandı. Toplanan malzemeler durumun aciliyetine göre 3 tır oluşturularak Kobanê sınırına gönderildi. Kobanê direnişine destek vermek için Başkale’de ilan edilen seferberlik kendini Kobanê sınırında ve buradaki direniş çadırında da gösterdi. Başkale halkı Kobanê’ye doğru yola çıkan konvoylar ile direniş çadırında nöbetini sürekli olarak sürdürdü. İlçe DBP başkanlarının da aralarında olduğu gruplar ile direniş alanında sürekli temsiliyetlerini gösterdiler.

6 Ekim 2014

IŞİD çetesinin Kobanê’ye karşı saldırılarını yükselttiği 6 Ekim günü yapılan Kobanê’ye destek çağrısına Başkale halkı muazzam bir katılım gösterdi. Başkale’de eşi benzerine daha önce rastlanmamış kitlesel bir serhildan gerçekleşti. Kobanê’de yaşanan katliama ses verebilme anlamında kadın, erkek, yaşlı, çocuk neredeyse bütün köyleri ile Başkale ciddi bir reaksiyon oluşturdu. Geniş katılımlı gerçekleşen bu hareket serhildan çağrısının yapılması ile başladı.

van6

7-8-9 Ekim 2014

Kobanê’de IŞİD çeteleri ile YPJ güçleri arasında çıkan çatışmalar sonucunda 4 Ekim’de yaşamını yitiren ve defnedilmek üzere Yüksekova’ya götürülen YPG’li Sevik Atak’ın (Nûjiyan Newal)  cenazesinin geçişi sırasında caddeyi trafiğe kapatan ve yürüyüşe geçen kitleye yapılan polis saldırısı ile çatışmalar başladı. Van-Hakkari yolunda gençler barikat kurdu. Kepenklerin açılmadığı ilçede polis ile yurttaşlar arasında gerçekleşen çatışma sırasında darp edilerek gözaltı yapan polisin “Yaşasın IŞİD” sloganlarıyla halka saldırması DİHA kameraları tarafından kaydedildi.  İlçede çatışmalar gün boyu devam etti. Zaman zaman polis geri çekildi ve jandarma saldırıda bulundu. Kale Mahallesi’nde kadınlar polisin mahalleye girişini sokağa çıkarak engelledi. Eylemler sırasında devlet güçlerinin saldırgan tutumuna karşı eylemciler egemen iktidarın en temel sembolü olan Mustafa Kemal büstünü ateşe vererek tepkisini ortaya koydu.

van7

IŞİD çetelerinin Kobanê kantonuna yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla  Kürdistan ve Türkiye kentlerinde başlayan serhildana, Başkale halkı 3.gününde de ( 8 Ekim ) kepenk kapatarak ve alanlara çıkarak devam etti. Çarşı merkezinde yapılan basın açıklaması ardından 10 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirmek isteyen halk, Çevik Kuvvet’e ait zırhlı bir araç ile kışkırtılmaya çalışıldı ve olaylar başladı. Polisin yoğun saldırısı sırasında DBP İlçe Başkanı Senar Yeşilırmak polisin attığı gaz kapsülünün vücuduna isabet etmesiyle yaralandı. Akşam saatlerinde Hamit Caner’in katledildiği haberinin gelmesi ile ilçede tansiyon gece boyunca devam etti.

Başkale’de 9 Ekim’e, 9 Ekim Komplosu protestoları ile başladı. Kepenklerin kapalı olduğu ilçede halk DBP ilçe binası önünde toplanarak çarşı merkezine doğru yürüyüşe geçti. Bu protesto eylemleri sırasında halka devlet güçleri tarafından gerçek mermilerle ateş açıldı. Polis DBP ilçe binasını ablukaya alarak ilçe binasını taradı ve coplar ile  binanın camlarını kırdı. Saldırıda çok sayıda kişi de yaralandı. Yaralıların bir bölümü hastaneye götürülmek yerine İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Yaralılar için sağlık çalışanları polis tarafından emniyete götürüldü. Çatışmaların şiddetlenmesi ile gerçek mermi kullanan polis 9 Ekim protestosuna helikopterler ile havadan ilçeye gaz bombası atarak ve plastik mermi ile ateş açarak saldırmaya devam etti. Yaşanan çatışmalar sırasında aralarında Dicle Haber Ajansı muhabiri Erdem Mühürci ve basın çalışanlarının da bulunduğu 25 kişi gözaltında tutuldu. Akşam saatlerinde Erdem Mühürci’nin de olduğu 3 basın çalışanı serbest bırakılırken, olaylar karanlık ile birlikte son buldu.

van8

10 Ekim 2014

10 Ekim günü, IŞİD çetelerinin Kobanê’ye yaptığı saldırılara ve devlet terörüne karşı sokaklarda ciddi bir direniş sergileyen halk 3 günün ardından kepenkleri açtı. Başkale merkezde hayat normale dönmeye başladı. İlçe halkı için eylemlerin sona ermesinde Abdullah Öcalan’ın sağduyu mesajı birincil etken oldu.

Kobanê’ye  yönelik saldırıların 3 gün boyunca protesto edildiği Başkale’de gözaltına alınan 17 kişi emniyet işlemlerinin ardından savcılığa getirildi. Savcılık ifadelerini ardından 15 kişi serbest bırakılırken, 2 kişi “Kamu malına zarar vermek” iddiasıyla tutuklandı.

Kuzey Kürdistan ve Türkiye kentlerinde Kobanê direnişini sahiplenmek için ortaya çıkan serhildana yapılan destek çağrısında Başkale, olağanüstü bir katılım gösterdi. Yaşanan olaylarda ilçe merkezi savaş alanına döndü ve ilçe merkezi neredeyse işgal altına alındı. Başkale Serhildanı’nına dair dikkat çekici noktalardan biri kitlenin yapılan serhildan çağrısıyla tavrını net bir şekilde göstermesi ve yine Abdullah Öcalan tarafından yapılan çağrı ile eylemliliğini sonlandırması idi. Olayı yerinde inceleyen gazeteci Naif Yaşar, yaptığımız görüşmede Başkale serhildanın bir diğer önemli yanının da devlete yakın ailelerin ve aşiret ağalarının çocuklarının da bu süreçte Kobanê direnişini sahiplenmeleri olduğunu söyledi. Bunun da direnişin dönüştürücü yanını göstermesi açısından dikkate değer bir durum olduğu görüldü

Ekim Serhildanı – Erciş

Van’ın Erciş ilçesi tarihsel olarak farklı momentlerin bir araya geldiği, güç dengelerinin keskin kırılmalar sonucu oluştuğu ve her kırılma sonrası iktidarın kendini yeniden ürettiği bir yerdir. 1915 Ermeni Tehciri ve 1930 Zîlan Katliamı ile beraber yaşanan travma ve travma ertesi yıllarda devam edecek (bütünüyle yok olduğunu söyleyemeyiz) olan Türk devletinin sömürgeci uygulamaları Erciş üzerine düşünmeye başlarken elimizdeki en önemli araçlardır. Erciş, uzun yıllar boyunca iktisadi ve siyasal yaşamın ‘yerliler’ ve ‘reisler’ tarafından belirlendiği devletin kendini aileler üzerinden iskan ettiği bir yerdir. Yıllar içinde Kürt Özgürlük Hareketinin kazandığı ivme, ilçedeki yerli-köylü dengesindeki değişmeler ve 2011 depremi sonrası devlete karşı oluşan negatif hava 2014 seçimlerinde kendini göstermiştir. İlçenin tarihinde ilk kez bir Kürt yanlısı parti (BDP) seçimleri kazanmıştır. Devlet yanlısı algı zayıflamasına rağmen örtük bir politik zemin üzerinde kültürel kutuplaşma devam etmektedir. Bu uzun girişin amacı Erciş’in hem Van özelinde hem de Kuzey Kürdistan kentleri içinde nevi şahsına münhasır bir profili olduğunu kaba hatları ile çizebilmek içindir.

IŞİD çetelerinin Kobanê Kantonu’nda Kürtlere yönelik yürüttüğü işgalin geri dönüşü olmayan bir noktaya geldiği 6 Ekim akşamı, Kürt siyaseti tüm Kuzey Kürdistan Halkına sokaklara taşarak yaşanan durumu protesto etmeye dönük bir çağrı yapmıştır. Çağrının öncesinde, son bir ay içinde Erciş’e 3 YPG gerillasının, Nuri Barak (Baran Serhet) ve Servet Toro (Rûbar Şervan) ve Kazım Dağ (Hebûn Serhat), cenazesinin gelmesi ve 4 Ekim günü gelen son gerilla cenazesi (Kazım Dağ) sonrası polisin cenaze konvoyuna saldırması sonucunda ilçede çıkan olaylarda dört kişi yaralanmıştı.

7-8-9 Ekim 2014

Serhildan çağrısının bir gün ertesi 7 Ekim günü ise Erciş ilçe merkezinde Kobanê’nin IŞİD çetelerince saldırıya uğramasını protesto etmek için esnafların kahir ekseriyeti kepenk açmamışlardı. Ancak uyarıları dikkate almayan ve bayram olmasına rağmen sayıca azda olsa çarşı merkezinde açık iş yerleri de bulunmaktaydı. Kobanê’ye yapılan IŞİD saldırılarını protesto etmek isteyen bir bölümü Erciş ve Erciş’in köylerinde ikamet etmekte olan halk saat 10:00’dan itibaren Kışla Caddesi ve Zeylan Caddesi başta olmak üzere şehir merkezine doğru yürümeye başladı. Kitle DBP ilçe binası önünde bir araya gelerek, AKP ilçe binasına doğru yürüyüşe geçti. Kitleye izin vermeyen polis ile halk arasında yaşanan tartışmalar sonrası çatışma çıktı. Zeylan, Atatürk ve Dalan Caddelerinde direnişçilere polisin tazyikli su, biber gazı ve plastik mermi ile müdahale etmesi ve direnişçilerinde karşılık vermesi üzerine çatışmalar tüm sokaklara yayılarak şiddetli bir şekilde devam etti. Tüm ilçeye yayılan çatışmalar esnasında direnişlerin baskın gelmesi sonucu geri çekilmek zorunda kalan polisin kalkan, cop ve biber gazını ele geçiren direnişçiler, başta Ziraat, Halk ve İş Bankası olmak üzere devlet kurumlarını ateşe verdi. İlçe kaymakamlığını taş yağmuruna tutan direnişçiler, Atatürk ve İnönü caddeleri üzerinde toplanarak yeniden AKP ilçe binasına doğru yürümeye başladı. Saat 15:30 sularında direnişçiler Erciş’in çarşı merkezinde ciddi bir üstünlük sağladı. Direnişçiler bu noktadan sonra birçok dükkanı ve binayı ateşe verdi. Ateşe verilen binaların birçoğu kamu kuruluşu, banka, siyasi parti merkezi olmakla beraber ekseriyeti işyerleriydi. Yaklaşık iki saatlik bir zaman dilimi içinde Erciş ilçe merkezi alevler içinde kalmıştı. Güvenlik güçlerinin ve takviye kuvvetlerin oluşan durumla baş edememesi üzerine 18:00 sularında sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

van9

Sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra direnişçiler kademeli olarak ilçe merkezini terk etmiş ve çatışmalar kesildi. 8 Ekim günü sokağa çıkma yasağı devam etti ve ilçenin merkezine asker konuşlandı. Kısa süreli olmakla beraber Yeşilova Mahallesi, Zeylan ve Dalan caddelerinde çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalarda polis biber gazı ve plastik merminin yanında gerçek mermilerle de direnişçilere saldırdı. Saat 16:00 sularında sokağa çıkma yasağı sona erdi ve valilik bünyesinde hasar tespit çalışmaları için kaymakam ve alay komutanı Erciş sokaklarını gezmeye başladı.

van10

8 Ekim akşamından başlayarak 9 Ekim günü de devam eden gözaltı operasyonları başladı ve ilk etapta aralarında TUHAD-DER Erciş sözcüsü Fevzi Can’ın da bulunduğu 50 kişi gözaltına alındı. Devam eden günlerde ilçede çatışma olmamasına rağmen her gün onlarca kişinin gözaltına alınmasına devam edildi.  Bugün (16 Ekim) itibariyle yapılan gözaltı sayısı tespit edilememektedir. Ayrıca gözaltındaki insanlar fiziksel şiddete maruz kaldı. Emirhan Sağlam ise gördüğü işkenceler sonucu gözaltından çıktıktan sonra hastaneye kaldırıldı. Gelinen son aşamada tutuklu sayısı 19’dur. Erciş ölçeğinde ‘devlet’ tarafından yapılan hasar tespit çalışmalarının sonuçlarına göre 4 banka şubesi, kaymakamlık ve henüz kullanıma açılmamış belediye binası, iki parti binası, 97 iş yeri zarar görmüştür. Bu işyerlerinden 32 tanesi ise kullanılmaz hale gelmiştir.

Eylemlerin en çatışmalı geçtiği ilçelerden biri olan Erciş’in Kobanê duyarlılığı özellikle Kobanê’den gelen şehit cenazeleri ile beraber yüksek bir seviyeye ulaşmıştır. Ayrıca 2009 yılında yapılan yerel seçimlerin sonucuna isyan eden yurtsever kitle ile polis arasındaki çatışmada ‘yerli’ esnafın polislerle beraber direnişçileri taşlaması da hatırlardadır. Fakat bu üst üste binen hassasiyetleri ilçenin geneline yaymak da doğru değildir. Bugün Kobanê’ye büyük ve güçlü bir isyanla karşılık veren Erciş, bir olağanüstü hal rejimi ile karşı karşıya kalmıştır. Devlet, yaşanan olayların ertesinde, ekonomik mağduriyet söylemi ile şiddetin eleştirisini veren ‘yerli’ nüfus üzerinden kendi OHAL hukukunu oluşturmuştur. Öğrencilerin okullarından, yurttaşların evlerinden sorgusuz sualsiz alındığı bir durum söz konusudur. Sonuç olarak Kobanê protestoları ile başlayan Ekim Serhildanı Erciş’in 100 yıllık tarihinden azade bir şekilde düşünülemeyecek bir fotoğraf ortaya çıkarmıştır.

Ekim Serhildanı – Muradiye

Kobanê’ye yönelik saldırıların protesto yürüyüşüne polis saldırısı ile başlayan ve gün boyu çatışmaların sürdüğü Muradiye’de, polisler direnişçilerin üzerine panzerler ile saldırdı. İkinci gün daha şiddetli bir şekilde devam eden çatışmalarda polisin direnişçilere karşı gerçek mermi kullanması sonucu 32 kişi yaralandı. Olaylar esnasında Belediye Eş Başkanı Mehmet Ali Tunç polisin attığı gaz bombasının sırtına isabet etmesi sonucu yaralandı. 3gün boyunca devam eden olayda 40 kişi yaralandı Gözaltına alınan 50 kişiden 39’u emniyetteki ifadelerinin ardından savcılığa sevk edildi. 28 kişi savcılıkta serbest bırakılırken, tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edilen 11 kişi, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak, Van F Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

van11

Ekim Serhildanı – Çaldıran

Bayramın üçüncü gününde AKP kurmayı Süleyman Soylu’nun ve Van AKP milletvekillerinin Çaldıran’da protesto edilmesi ile başlayan gerginlik Kobanê eylemleri ile devam etti. Serhildan süreci boyunca kepenlerini kapalı tutan Çaldıran Halkı 8 Ekim günü yapılan yürüyüşte polisin saldırısına maruz kaldı. Başlayan çatışmalar tüm ilçeye yayılarak gün boyu sürdü. Çıkan çatışmalarda ilk üç günün sonunda 17 kişi gözaltına alınırken, 1 kişi ise yaralandı. İlerleyen günlerde ilçede başlatılan insan avında evlere yapılan baskınlarda 8 kişi tutuklandı ve hemen ardından Çaldıran’daki Kobanê protestolarında hiç kimse hayatını kaybetmediği halde zabıta Abdulaziz Adıyaman ve 7 kişi ‘kasten cinayet’ suçundan tutuklandı.

van12

Ekim Serhildanı – Özalp

Özalp’ta serhildan öncesi, 25 Eylül günü Kobanê’de şehit düşen YPG gerillası Mahmut Zengin’in (Brûsk Serhed) cenazesi binlerce kişinin katılımı gerçekleşirken IŞİD saldırına karşı TC iktidarı sorumlu tutulmuş ve AKP ilçe binası yağmalanmıştı. Serhildan ile beraber başlayan Kobanê protestoları bağlamında ise 7-8-9 Ekim 2014 tarihlerinde tüm kepenkler kapatıldı. 9 Ekim günü Abdullah Öcalan’a yapılan komployu protesto amaçlı Özalp halkı 11:00’de DBP binası önünde toplandı. Şehit Astsubay Erkan Durukan Kışlası önünde askerler ve AKP ilçe binasın önünde ise çevik kuvvet hazırdı. Halka hiçbir uyarıda bulunmadan polis saldırısı oldu. Çıkan çatışmada askeri helikopter ile havadan gaz ve sis bombası atılırken çevik kuvvet plastik mermi kullandı. Olaylar sonunda hiçbir işyerine zarar verilmezken 8 kişi gözaltına alındı.

van13

Ekim Serhildanı – Çatak

7-8-9 Ekim boyunca IŞİD’in Kobanê kuşatmasını protesto eden Çatak halkına ilçe esnafının tamamı protestoya destek için kepenk açmazken, öğrencileri okula göndermeyip boykot etti. Polis, yürüyüş yapmak isteyen halka izin vermezken korucu ve askerlerin eşliğinde halka gerçek mermiler ile saldırıların yapıldığı ilçede giriş ve çıkışlar uzun süre kapatıldı. Yaşanan çatışmalarda polis tarafından atılan gaz bombasının bir eve isabet etmesi sonucunda çıkan yangında 3’ü çocuk 4 kişi yaralandı.

van14

Genel Sonuç

Kürt halkının kolektif hafızasında özellikle yakın tarihin güçlü bir imgesi olarak serhildan kavramı, özgürlük hareketinin dönemsel olarak yükselen bir ivmeye sahip olduğu süreçlerin içinden çıkan toplumsal ayaklanmaları işaret etmektedir. Ekim Serhildanı taşıdığı bu tarihsel anlam ile beraber Kobanê direnişine refleks verirken sadece Kürdistan’da değil dünyanın birçok yerinde yapılan eylemlerle serhildan kavramının da sınırları aşan bir anlam kazandığı görülmektedir. Bu tarihsel dönüm noktasına tanıklık eden Van kenti serhildanın ruhuna dönük olarak direnişi odak noktasında tutmayı başarmış, paramiliter güçlerin mücadeleyi gölgelemesine izin vermemiş, Türk Devleti’nin yaşadığı endişenin bir dışavurumu olarak Kürdistan kentlerinde oluşturmak istediği korku çemberini de kırmıştır. Ayrıca Van özelinde Ekim Serhildanı’na dair sarf edilen tüm çabalarda, mücadelenin evrenselliği ile eş zamanlı olarak yerellerin tarihsel sosyolojik fragmanlarına dair güçlü vurgular gözlenmiştir

 

Not 1: Ekim Serhildanı boyunca Van il sınırları içerisinde 2 kişi katledilmiş, 200’ün üzerinde insan yaralanmış, 176 kişi gözaltına alınmış ve ‘örgüt üyeliği’, ‘kamu malına zarar vermek’, ‘polise mukavemet’ suçları ile 77 kişi tutuklanmıştır. Van valiliğinin yaptığı hasar tespit raporunda ise 49 tane sivil ve 47 tane de resmi araç, 396 iş yeri, 11 banka şubesi, 10 siyasi parti binası, 53 tane MOBESE ve trafik lambası ile 18 okul binası tahrip edilmiştir.

Not 2: 2014 yerel seçimleri ile beraber yürürlüğe giren yeni büyükşehir yasası kapsamında Van ili büyükşehir statüsüne alınmıştır. Bu hususta Van’ın merkezi olarak kabul edilen bölgede yeni isimlerle İpekyolu ve Tuşba ilçeleri oluşturulmuştur. Yazımızın ilk bölümü (Ekim Serhildanı – Van) ağırlıklı olarak bu sınırlar içinde yaşanan süreci ele almıştır. Ayrıca Van il sınırları içinde içerik olarak ele alamadığımız Bahçesaray, Edremit, Gevaş, Gürpınar ve Saray ilçelerinde diğer ilçelere nazaran yüksek yoğunluklu bir durum gözlenmese de serhildan süreci boyunca basın açıklamaları yapılmış ve kepenkler kapalı kalmıştır. Edremit DBP binası polisler tarafından basılmış Gevaş’ta gözaltına alınan 5 kişiden 3’ü tutuklanmıştır. Ayrıca Ekim Serhildanı süresince Van’ın tüm ilçelerinden bilgi edinme noktasında yerelden birçok insanla görüşmeler yapılmıştır.

 

Kaynakça

–      http://www.ihd.org.tr/index.php/raporlar-mainmenu-86/el-raporlar-mainmenu-90/2888-kobane-direnisi-ile-dayanisma-kapsaminda-yapilan-eylem-ve-etkinliklere-mudahale-sonucu-meydana-gelen-hak-ihlalleri-raporu-2-12-ekim-2014.html

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/423184?page=16&key=bfd91166296cfbd8115f0d9dc4bd3082?page=1&key=bfd91166296cfbd8115f0d9dc4bd3082

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/423294?page=1&key=861bca9c8693fadc7d69b50178d14ed1

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/423360?page=1&key=861bca9c8693fadc7d69b50178d14ed1

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/423907?page=12&key=bfd91166296cfbd8115f0d9dc4bd3082?page=1&key=bfd91166296cfbd8115f0d9dc4bd3082

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/424390?from=3392673384

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/424095?page=1&key=0b19cc02b7ce2692430e3abac3e4ad47

–      http://www.sehrivangazetesi.com/haber-13673-dbp_ve_baris_anneleri_ak_parti_ilce_teskilatlarini_isgal_etti.html

–      http://www.wanhaber.com/vandaki-olaylarin-net-bilancosu-194575h.html

–      http://baskalenews.com/haber/baskalede-koban-icin-seferberlik-ilan-edildi–5715.html

–      http://baskalenews.com/haber/baskalede-olaylar-ilce-baskani-yaralandi-5734.html

–      http://baskalenews.com/haber/baskalede-hayat-normale-dondu-5752.html

–      http://ku.firatajans.com/news/rojane/polisan-li-wane-eris-birin-ser-girseya-tevli-cenazeye-caner-bu.htm?utm_source=ajansaciwanan&utm_medium=twitter

–      http://rudaw.net/turkish/kurdistan/1410201412

–      http://www.aljazeera.com.tr/haber/vandaki-kobani-protestosuna-77-tutuklama

–      http://m.radikal.com.tr/turkiye/bu_kadari_ancak_turkiyede_olur-1219519

–      http://www.ercishaberi.com/erciste-tutuklu-sayisi-artiyor/13970

–      http://zanenstitu.org/2014-cumhurbaskanligi-seciminde-hdp-sonuclar-ve-imkanlar

–      https://www.academia.edu/3079061/Toward_a_critique_of_non-violence

–      https://twitter.com/tillek_axdad

–      https://twitter.com/AJANSAMED

,

Muş Serhildanı
Cebrail Arslan

Türkiye’nin izlediği IŞİD yanlısı politikalardan vazgeçmesi ve Kobanê’ye koridor açılması için Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kent ve metropolünde protestolar yapıldı. IŞİD terörünün Kobanê’de yaklaşan katliamına karşı Türkiye’nin IŞİD’e karşı izlediği politikayı sürdürmesi üzerine 6 Ekim tarihinden itibaren protesto ve gösteriler 4 gün süren serhildanlara dönüştü. 6 Ekim’de başlayıp günlerce devam eden protestolara polis, Hizbulkontra ve ırkçı gurupların saldırması sonucu iyice büyüyen olaylar sonucunda bazı illerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Kürdistan, 1990’ları aratmayan tankların askerler eşliğinde kentlere indiği işgal görüntülerine sahne oldu. İHD’den Kobanê raporu ise şöyleydi: 46 ölü, 682 yaralı, 323 tutuklama. ((“İHD’den Kobani raporu: 46 ölü, 682 yaralı, 323 tutuklama”, 15 Ekim 2014, http://www.imctv.com.tr/2014/10/15/ihdden-kobani-raporu-46-olu-682-yarali-323-tutuklama/))

mus4

Muş

Kürt hareketinin son yıllarda yükselişte olduğu bir Kürdistan kenti olan Muş’ta da yakın tarihinde benzeri görülmemiş bir serhildan yaşandı. Kobanê’de yaklaşan katliamın engellenmesi, Türkiye’den insani yardım ulaştırılmasına izin verilmesi, Kobanê’ye koridor açılması ve Türkiye devleti ve hükümetinin izlediği politikalardan acilen vaz geçmesi talepleri ile Muş’ta halk sokaklara indi. Gösterilere karşı gelişen polis şiddetiyle kent savaş alanına döndü.

7 Ekim

7 Ekim tarihinde devam eden gösterilerde Muş’un Gimgim (Varto) ilçesinde bulunan Cumhuriyet Caddesi’nde eczanelerin bulunduğu noktada kitlenin üzerine ateş açan polis 25 yaşındaki Hakan Buksur’u kafasından vurarak öldürdü ve birçok kişi gerçek mermiler ve gaz kapsülleri ile yaralandı. Şiddetli polis saldırılarına karşı kentin her yerinde eylemler yapıldı. Özellikle Gimgim (Varto) ilçesinde yoğun çatışmalar yaşandı. Bunun üzerine Muş Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, 07.10.2014 tarihinden itibaren, Gimgim (Varto) ilçesinde, 07.10.2014 günü saat 22.30 itibari ile ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Fakat sokağa çıkma yasağına karşılık eylemler devam etti .

mus3

8 Ekim

Kobanê için  Belediye Meydanından halk yürüyüşe geçti. Yaklaşık 4 kilometre yürüyerek Necmettin Dede Parkına gelerek basın açıklaması yapıldı. HDP Muş Milletvekili Demir Çelik ve Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık burada konuşma yaptı. Konuşma ardından  polis müdahalesi sonrasında olaylar çıktı.  Daha sonra göstericiler Muş-Bingöl yolunda lastik yakarak, yaklaşık yarım saat şehirlerarası yolu trafiğe kapattı. 

9 Ekim

7 Ekimde ilan edilen sokağa çıkma yasağına karşılık eylemler devam etti. Kentin birçok yerinde eylemler sürdürüldü. Özellikle sokağa çıkma yasağı bulunan Gimgim(Varto) ve Muş’un Kop (Bulanık) ve Malazgir(Malazgirt) ilçelerinde eylemler hız kesmedi. 9 Ekim tarihinde Gimgim (Varto) ilçesinde sokağa çıkma yasağı kaldırıldı.

10 Ekim

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Muş Şubeler Platformu üyeleri, IŞİD’in Kobanê’ye girmesini protesto etti. Emek ve Demokrasi Platformu üyelerinin de destek verdiği açıklama, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi önünde yürüyüşle başladı. Belediye Meydanı’na kadar yürüyen grup adına açıklama yapan KESK Dönem Sözcüsü Mustafa Demiraydın; “Kendinden olmayana, iktidarına biat etmeyene her türlü baskı ve şiddeti reva gören AKP’nin ileri demokrasi anlayışı; savaşa, ölüm saçan çetelere ve işbirlikçilerine karşı sokağa çıkan halka yönelik devlet şiddetine dönüşmüştür. Şu ana kadar başta Muş’un Varto ilçesinde polis tarafından gerçek mermi ile kafasından vurularak katledilen Hakan Buksur isimli vatandaşımız olmak üzere, 24 yurttaşımız devletin militarist güçleri ve devreye soktuğu paramiliter güçlerin saldırıları sonucu yaşamını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmıştır” şeklinde konuştu. Yapılan açıklamanın ardından oturma eylemi yapan eylemciler daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

“Kobanê’deki Kardeşlerimiz Ölüyor”

PKK, Muş Organize Sanayi Bölgesi önünde yol kesti. Kimlik kontrolü yapan PKK, daha sonra araçların geçişine izin verdi. Van Gevaş Cumhuriyet Savcısı Ersin Kuşku, PKK’nın yaptığı yol kontrolüne takıldı. Savcı Kuşku, kontrol sırasında neler yaşadığını hukukçuların paylaşım sitesi adalet.org’da yazdı. ‘…Kobanê’deki kardeşlerimiz ölüyor bize yardım edeceksiniz’ dedi bende ‘nasıl yardım edeceğiz’ dedim. ‘Sessiz kalmayacaksınız Kobanê’deki kanın durması için yardım edeceksiniz’ dedi ve bir süre bu yönde propaganda yaptı. Toplam 4 kişiydiler. Arkadan gelen birkaç aracı daha durdurdular.10-15 dk bizi beklettiler. Sonra tamam gidin dediler” dedi.

15 Ekim

Muş’ta 101 sivil toplum kuruluşundan oluşan Muş Sivil Toplum Platformu üyeleri, Kobanê ’ye destek amacıyla sloganlarla yürüyüş yaptı. Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi önünde toplanan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ‘Kobanê’ye destek, barışa davet insanlık görevidir’ pankartı açarak şehir merkezinde sloganlar atarak yürüyüş yaptı. Belediye meydanında toplanan STK temsilcileri adına Muş Baro Başkanı Feridun Taş, basın açıklamasını okudu. Taş konuşmasında: “Erdoğan’ın halk sokaktayken yaptığı “Kobanê düştü, düşüyor” değerlendirmesi halkta büyük bir öfke patlamasına neden olmuş, aynı saatlerde Varto’da 25 yaşında bir gencimizin öldürülmesi yangını daha da alevlendirmiştir. Yine İçişleri Bakanı’nın “yaşananlara misliyle karşılık verileceğiz” açıklaması, öfkenin dozajını arttırmıştır” dedi. Yapılan konuşmalardan sonra STK temsilcileri 5 dakikalık oturma eylemi yaptıktan sonra dağıldı.

DBP ilçe binası önünde toplanan çok sayıda partili, “Şehid namirin”, “Bıji berxwedana Kobané” sloganları ile Buksur’un hayatını kaybettiği caddeye kadar yürüdü. Burada yapılan saygı duruşunun ardında DBP İlçe Başkanı Güven Meşe, kısa bir konuşma yaptı.

Meşe, her gün saat 11.00’de Buksur’un hayatını kaybettiği alanda oturma eylemi yapacaklarını ifade etti. Yapılan açıklama ardından kitle 5 dakikalık oturma eyleminin ardından sloganlar eşliğinde dağıldı.

Sonuç

Kürtlerin kendi yurtlarında gördükleri zülmün ve sömürgeci egemenliğin temsilcisi olarak gördükleri mekânların ve sembollerin serhildanlar sırasında hedef alındığı görüldü. Milazgir (Malazgirt) ilçesinde iki banka şubesi, PTT binası, bir dershane ile bir av bayisi, Kop (Bulanık) ilçesinde PTT binası, bir banka şubesi, 3 kamu aracı ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yakıldı ve birçok iş yeri zarar gördü. Gimgim (Varto) ilçesinde 2 okul tamamen, 4 okul ise kısmen yandı, 6 okulun ve milli eğitim müdürlüğünün ise camları kırılırken, PTT binası ile İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü binası, bir Kur’an kursu ve av bayisi kullanılamaz hale geldi.  Varto’da en şiddetli eylemlerin yaşandığı bu serhildanda aynı zamanda çok amaçlı bir salon, kütüphane, sergi salonu, atölyeler ile idari ve teknik mekânların bulunduğu kültür merkezi büyük zarar gördü. ((“Eylemler sonrası hayat normale dönüyor”, 11 Ekim 2014, http://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/194021.aspx)) Muş merkez ve kentin birçok yerinde kamu binaları ve araçları başta olmak üzere işyerleri de zarar gördü. “Protestoların yaşandığı Muş’un Milazgir (Malazgirt) ilçesinde yine gözaltına alınan 35 kişi, emniyet işlemlerinin ardından savcılığa sevk edildi. Savcılık ifadelerini ardından 29 kişi serbest bırakılırken, 6 kişi tutuklanarak Muş E Tipi Cezaevi’ne gönderildi.” ((“Kobanê serhildanında 4 günlük bilanço: 1213 gözaltı, 20’si çocuk 183 tutuklama”, 14 Ekim 2014, http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/424849?from=1515596325))

Kaynakça

–      http://www.mus.gen.tr/haber-29002-mus-eylemlerde-okullar-tahrip-edildi-haberi.html

–      http://www.musovasi.com/haber-15015-mus%E2%80%99ta_olaylar_devam_etti.html

–       http://www.sanalbasin.com/mus-gazeteleri/manset/gunaydin-mus-musta-kobaniye-en-anlamli-destek-15383-6819175.html

–      http://www.aa.com.tr/tr/turkiye/401682–5-ilcede-sokaga-cikma-yasagi-kaldirildi

–      http://www.firatajans.com/

–      http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/424849?from=1515596325

–      http://www.imctv.com.tr/2014/10/15/ihdden-kobani-raporu-46-olu-682-yarali-323-tutuklama/

–      http://zanenstitu.org/2014-cumhurbaskanligi-seciminde-hdp-sonuclar-ve-imkanlar/

,

Agırî Serhildanı
Ali Sarı

2009 yerel seçimlerinde AKP’nin Ağrı Belediyesi’ni DTP’ye ait olan 3200 oy’un geçersiz sayılması sonucu kazanmasının ardından DTP yönetiminin itirazları reddedilmişti. Bu şaibeli sonuçlara karşı yapılan demokratik eylemler şiddetle bastırılmıştı. Uzun yıllardan sonra Ağrı halkı ilk defa sokağa çıktı. Kullanılan oyların 16 defa sayıldığı 2014 seçimlerinde ise BDP 16 sayımın tamamında birinci parti çıktıysa da seçimler iptal edildi ve 1 Haziran 2014 tarihine ertelendi. AKP hükümeti 1 Haziran tarihinden bir hafta önce çevre illerden gelen takviye polis ekipleri, geniş güvenlik önlemleri gibi bilindik devlet retoriklerini seçim gerekçesiyle öne sürüp sokakları hareketlendirse de BDP sandıkta %51 oy oranıyla Belediye seçimlerini kazandı. Aynı minvalde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş Ağrı’da %61.25 oranında oy aldı. IŞİD çetelerinin Şengal’e olan saldırılarından sonra kurulan yardım çadırları ile bölgeye sürekli yardımlar yapıldı. Ağrı ili ve ilçelerinde Serhat bölgesinin diğer merkezlerinde olduğu gibi 2014 Ekim Serhildan’ında Kobanê direnişine destek olmak ve Türk Devletinin çetelere verdiği örtük/açık desteği protesto etmek için, yoğun bir devlet şiddetine ve provokasyonlarına maruz kalınmasına rağmen sokaklardan çekilmedi. Halk, Eleşkirt ve Taşlıçay gibi ilçelerde ise on yıllar sonra kendi evinde ışık açıp/kapama ve tencerelerle gürültü çıkarma eylemlerinin yanı sıra ilk defa kepenk kapatma eylemleri gerçekleştirdi.

Ağrı Merkez ilçesinde Kobane’de artan IŞİD saldırılarını ve AKP’nin politikalarını protesto etmek için Dörtyol’da basın açıklaması yapmak isteyen kitle, Cumhuriyet Caddesi boyunca yürüyüşe geçti. Polisin yürüyüşü engellemeye çalışması üzerine dağılmayan kitle yürüyüşünü sürdürdü. Dörtyol’da yapılan basın açıklamasının ardından kitlenin, Rojava halkı ile dayanışma çadırına doğru yürüyüşe geçmesiyle polisin gaz ve tazyikli su ile saldırıya geçti ve buna maruz kalan kitlenin polise karşılık vermesi üzerine çatışmalar başladı. Çatışmaların Lise ve Eski Otogar caddelerinde devam ettiği kentte, yaptığımız görüşmelerde plastik mermi kullanan polisin kitleye alkışlarla destek veren esnafların dükkânına da gaz bombaları attığı, her önüne gelene şiddet uygulayıp olayların daha da kızışmasına sebep olduğu ifade edildi. 3 gün boyunca kepenklerin kapalı olduğu il merkezinde polisin şiddetli saldırıları sonucu 5 kişi yaralandı.

agri2

Doğubayazıt ilçesinde olaylar, 7 Ekim günü esnafın, katliamlara dikkat çekmek ve AKP’nin IŞİD çetelerine verdiği örtük/açık desteği protesto etmek için kepenk kapatmasıyla başladı. Günün ilerleyen saatlerinde Kobanê’ye saldıran IŞİD çeteleri ile AKP’nin tutumunu protesto eden binlerce kişi DBP ilçe binası önünde bir araya gelerek, Dr. İsmail Beşikçi caddesinden Belediye Meydanına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe izin vermeyen polis tazyikli su, gaz ve ses bombaları ile saldırınca kitle polisin sert müdahalelerine taş, havai fişeklerle karşılık verdi. Olaylar esnasında İş Bankası, Vergi Dairesi ve İlçe Emniyet Müdürlüğü gençler tarafından taş ve molotof yağmuruna tutuldu. Polisin hedef gözeterek halka saldırdığı olaylarda DHA muhabiri Sedat Budak yaralandı. Çatışmaların sokak aralarında 5 gün boyunca aralıksız sürdüğü ilçede gençlerin ateş yakarak Türkiye-İran transit yolunu trafiğe kapattığı görüldü. Olayların üçüncü gününde gençlerin güçlü direnişi ile karşılaşan polisler yer yer geri çekilmeye başladı. Akşam saatlerinde polislere takviye olarak askerler de tanklarla sokaklara indi. Yaptığımız görüşmelerde askerin şehrin birçok yerinde nöbet tuttuğu ve zaman zaman ilçe merkezinde tur atarak marşlar okuduğu belirtildi. Olaylardan bir gün önce kepenk kapatma başlamıştı ve bu eylemler aralıksız olarak sürdürüldü. Eczaneler ve fırınlar dışında esnafın 8 gün boyunca kepenk açmadığı ilçede, kepenkler 14 Ekim tarihinde açıldı. Serhildan süreci boyunca onlarca masum insanın polis/asker ve devletin örgütlediği IŞİD yanlısı çeteler tarafından öldürülmesinden sonra yine KCK tutuklamaları sürecinde olduğu gibi Kuzey Kürdistan’ın çeşitli illerinde DBP ile ilişkisi olan insanların evlerine baskın yapıldığı, darp edildiği, gözaltına alındığı ve tutuklandığı görüldü. Olaylar sonrasında gözaltına alınan 50 kişiden 40’ı emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi. Savcılık ifadelerinin ardından 10 kişi serbest bırakılırken, tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 40 kişi “kamu malına zarar vermek” ve “polise mukavemet” suçlamasıyla tutuklanarak, Ağrı Cezaevi’ne gönderildi.

agri3

Ağrı Diyadin ilçesinde gündüz saatlerinde BDP ilçe binası önünde toplanan gençler “Bijî serok Apo”, “Bijî berxwdana YPG” sloganları eşliğinde İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne doğru yürüyüşe geçti. Saat kulesinin bulunduğu alana varan gençler barikat kurarak gaz bombası ile saldıran polisle çatıştı. Çatışmaların sürdüğü ilçede gençler, çeşitli alışveriş mağazalarına ve bir siyasi parti binasına yönelik eylemler yaptılar. Askerlerin ve polislerin bu parti binasını korumaya aldığı ilçede çatışmalar şiddetlenerek akşam saatlerine kadar sürdü.

2014 yerel seçimlerinde AKP’nin kazandığı Ağrı’nın Patnos ilçesi 2014 Serhıldan’ında olayların aralıksız olarak sürdüğü merkezlerden biri haline geldi. Patnos’ta yaşanan olaylar, IŞİD çetelerinin saldırıları sonucunda Kobane’de şehit olan YPG gerillası Yılmaz Bartan’ın cenazesi ilçeye getirildiğinde polis’in kitleye saldırılarıyla başlarken, 4 gün boyunca ilçe merkezinde aralıksız olarak devam etti. Polisin Rojava’ya yardım çadırına yaptığı baskın sonucunda, aralarında DBP’li yöneticilerin de bulunduğu birçok kişiyi gözaltına almasıyla beraber olayların şiddetlendiği ilçe merkezinde belediye binası, belediye araçları, otobüs durakları ve birçok banka ATM’si kullanılamaz hale getirildi.

,

Cizre Serhildanı
Rozerin Diken

Geçmişten bu yana Kürt ayaklanmasının ve direnişinin merkezi olan Cizre;  her zaman Kürt Özgürlük Hareketi’nin etki ve faaliyet alanı içerisinde kalmış, örgütlenmiş ve Kürt hareketi açısından potansiyel bir güç olmuştur. Cizre’nin coğrafi olarak, tarihi İpek yolu üzerinde, Dicle nehrinin her iki yakasında, Suriye sınırında, aynı zamanda Irak sınırına (Habur sınır kapısı) yakın,  Gabar ve Cudi dağlarına eşit mesafede ve ulaşım yolları üzerinde kavşak noktası (Nusaybin-İdil-Şırnak-Silopi) olmuş olması, onu çok eski yıllardan beri kültürün, ticaretin ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin merkezi yapmıştır. Aynı zamanda Türkiye’deki seçimlerde, özellikle 1990’lardan sonra Kürt siyasi partilerinin  %90’ın üstünde oy alması, Cizre halkının direnişi ne kadar büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürdüğünün bir göstergesidir. Cizre halkı; Kobane’de IŞİD çetelerinin 15 Eylül’de başlattığı saldırılara karşı YPG-YPJ güçlerinin direnişine çeşitli protestolarla destek verdi.

cizre2

Kuzey Kürdistan‘da 6 Ekim tarihinde halkın direnişiyle başlayan serhildanlar Türkiye’nin birçok iline sıçradı, devletin güvenlik güçleri ve paramiliter gruplarının saldırıları sonucu birçok protestocu hayatını kaybetti. Bu yaşananlar üzerine 2 Ekim’de Kürt Halk Önderi Sayın A. Öcalan: Kobani’de yaşananlar ile “sürecin” ayrılmaz bir bütün olduğunu hatırlatarak herkesi büyük bedellere mal olan bu demokratik yolculuğu ve insanlık mücadelesini sahiplenmeye çağırdı. Cizre Halkı  da  Kobani direnişine destek vermek amacıyla 3 Ekim’de; alkış, slogan ve zılgıtlarla bayramı sınırda geçirmek üzere yola çıktı. Bu esnada Botan-Din–Der, HDP, Meya -Der, KESK ile Cizre Belediyesi Meclis üyelerinin  de katılımıyla bir basın açıklaması yapılarak mazlum Kürt halkına karşı Şengal’de, Maxmur’da  ve son olarak Kobani de yapılan katliamlar lanetlendi. Cizre halkı ise Cudi, Sur, Yafes, Konak mahalleleri başta olmak üzere birçok yerde havai fişekler, silahlar ve, “Bîjî berxwadane Kobanê” sloganları ile ayağa kalktı.

Bayramın 4. günü Rojava sınırının Cizire Kantonuna doğru yürüyen halkın önü askerler tarafından kesildi. Halkın direnişiyle araçlar çekilip askerlerin silahlarına el konuldu. Cumartesi Anneleri’nin katılımıyla olaylar yumuşatılmaya çalışılırken gelen takviye akrep tipi zırhlı aracın halka saldırması üzerine halk savunmaya geçti ve askeriyeye ait zırhlı araç kitle tarafından devrildi. Bütün bunlar yaşanırken Cizre Cadde ve sokaklarına barikatlar kuruldu ve üç mobese direği gençler tarafından kesilerek yakıldı.

Yine Kale Mahallesi belediye caddesi üzerinde bulunan AKP Cizre İlçe Örgütü binasına saldırı düzenlenmesi üzerine Özel Hareket Timleri gruba silahla karşılık verdi.

cizre3

Diğer yandan, Cudi mahallesi ara sokaklarına bir maskeli grup Güneş Oteli ve İpekyolu Cami mevkiinde barikatlar kurup ateşler yaktı, eylemlerin gerçekleştiği yere halk çok sayıda polis ekibine taş ve molotof kokteyli ile karşılık verdi. Polisler de gaz bombaları ile saldırıda bulundu. Yoğun direniş nedeniyle Hükümet Konağı binası başta olmak üzere bütün kamu binalarının etrafı polis ekipleri tarafından çevrildi. Nusaybin, Yefes, İdil, Orhan Doğan Caddelerinde de halk barikat kurup ateşler yakarak yolu trafiğe kapatmaya devam etti. Halka saldırmakta zorluk çeken polis ve Özel Harekât Timleri havaya ateş açıp geri çekilmek zorunda kaldı.

IŞİD saldırılarının yoğunlaştığı, Öcalan’ın Suriye’den çıkarılışının 16. yıldönümü olan 9 Ekim’deki protestolarda ise birçok kişi yaralandı. Nusaybin Caddesi başta olmak üzere bütün cadde ve sokaklara polisin girişi engellenmeye çalışıldı. Birçok işyerine ait güvenlik kameraları kırılıp mobese direkleri devrildi.

Polis ekipleri ise tazyikli su ve yoğun gaz bombalarıyla karşılık verdi. Olay sonucu birçok kişi yaralanırken aynı gün Nur Mahallesinde evinden çıkan Orhan Aşkın(26) adlı genç, polis tarafından silahlı saldırıya uğradı ve Cizre Devlet Hastanesine kaldırıldı. Durumunun iyi olduğu bilgisi verildi. Yaşanan bu olayların şiddetlenmesi ile beraber; İçişleri Bakanı Efkan Ala ile görüşen HDP heyeti çözüm sürecinin hızlanması gerektiğini söyledi. Devam eden olaylarda süratle giden bir polis panzeri yolda oynamakta olan 5 yaşındaki Elif Udal isimli kız çocuğuna çarptı. Panzer olay yerinden hızla uzaklaşırken küçük çocuk Cizre Devlet Hastanesine kaldırıldı. Nur Mahallesinde ise yine evinin önünde oynayan 8 yaşındaki Harun Benzer isimli çocuk, polisin kullandığı av tüfeği saçmasıyla yaralandı. Çocuğu yerinde ziyaret eden Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız polislerin yasadışı av tüfeği kullandığını belirtti.  Artan olaylarla beraber; DBP Cizre İlçe Binası önünde DBP İlçe Örgüt Üyeleri ve STK’ların da katılımıyla binlerce kişi “Biji Berxwadane Kobanê” ve “Kobanê Direnişinin Ruhuyla Uluslararası Komployu Boşa Çıkaracağız” yazılı pankartlarla yürüyüşe geçti. Polis toma ve akrep tipi araçlarla kitlenin önünü kesti. Yapılan açıklamaların ardından oturma eylemi gerçekleştirildi.

Kobanê direnişine katılan Cizre esnafı, eczane ve fırınlar haricinde kepenk kapatmaya devam etti. Gündüzleri az da olsa sakinleşen Cizre,  geceleri tencere tava eylemleriyle hareketlendi. Şiddetlenen ortamda polis birçok yerde geri çekilmek zorunda kalırken, birçok yerde de evlerin içine tazyikli su ve biber gazı sıkarak halkı tahrik etti. Ayrıca; halkın göstermiş olduğu direniş karşısında polis süren eylemler boyunca Nusaybin Caddesine 5 gün boyunca giremedi. Batman ve Diyarbakır gibi yerlerde etkili olan HÜDA-PAR ise halkın yoğun direnişi karşısında Cizre’nin hiçbir yerinde etkisini gösteremedi.

 

Kaynakça

–        http://www.cizrepostasi.com/cizre-halki-kobani-sinirina-dogru-yola-cikti-23028h.htm

–        http://www.cizrepostasi.com/

–        http://www.aljazeera.com.tr/

–        https://twitter.com/AJANSAMED

–        https://twitter.com/cuma_cihan

–        http://www.firatnews.com/

–        http://www.diclehaber.com/tr

–        http://www.bestanuce1.com/

–        http://zanenstitu.org/wp-content/uploads/2014/08/Zan-Enstitu-Secim-Analizi1.pdf

–        http://tr.wikipedia.org/wiki/Cizre

 

–        Not : Fotoğraflar  Cizre Postası imtiyaz sahibi Mesut Güleş ile irtibata geçilerek alındı

,

Amed Ekim Serhildanı
Mustafa Polat

IŞİD çetelerinin Kobanê işgaline karşı, 6 Ekimde Kobanê’den gelen ‘IŞİD’in şehir merkezine girmeye çalıştığı ve bir katliam yaşanılabileceği’ haberi ve HDP’nin acil eylem çağrılarına cevaben zaten meydanlarda olan halk, kitlesel yürüyüşler yapmak, IŞİD ve destekçilerini protesto etmek üzere Amed meydanlarına ve caddelerine çıktı.

Kolluk kuvvetlerinin saldırısıyla ortaya çıkan birkaç küçük çatışmadan başka büyük çapta olay görülmeyen şehirde, 7 Ekim günü devletin paramiliter güçleri tarafından şehrin geneline yayılmış eylemlere saldırılar düzenlendi. Silahlı saldırıyla ilgili gelen ilk haber, şehrin en yoksul mahallesinden biri olan Hançepek’te, Mahfuz Enez’in öldürülmesi oldu. İkinci haber, yine paramiliter saldırıların yoğun olduğu merkez ilçe Bağlar’da Süleyman Kale oldu. Paramiliter güçlerin kolluk kuvvetleriyle birlikte saldırılarını artırması ve buna protestocuların da silahla cevap vermesi on üç kişinin hayatını kaybetmesine ve içinde ATM, okul, PTT, banka binalarının da olduğu yüzden fazla araç ve mekânın kullanılamaz hale gelmesine neden oldu. Olaylar hız kesmeden büyüdü ve de şiddetlendi. Paramiliter grupların da ciddi kayıplarının olduğu ortaya çıktı.

Gelişen bu serhildanın önüne geçmek için devletin güvenlik refleksi aynı gün içinde devreye girdi ve Diyarbakır Valiliği ‘sokağa çıkma yasağı’ ilan etti. 1980 Askeri darbesinden bu yana ilk kez Amed’de sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Buna rağmen protestolar sokaklarda, meydanlarda, caddelerde ve evlerde gece boyu sürdü. Gün içinde uçak seferleri iptal edildi ve bu uçaklarla başka şehirlerden kente asker sevk edildiği sonradan sosyal medyada haber oldu. Aynı gece asker zırhlı araçlar eşiğinde şehre girip kentin stratejik noktalarını ve de valilik, kaymakamlık, adliye gibi devlet kurumlarının etrafında konuşlandı.  Gece boyu protestoların sürmesi üzerine Valilik 7 Ekim günü sokağa çıkma yasağının uygulandığı altı ilçeye (Bağlar, Yenişehir, Kayapınar, Sur, Bismil ve Silvan) sekiz yeni ilçe daha ekleyip (Çınar, Eğil, Ergani, Dicle, Hani, Hazro, Kulp, Kocaköy) sokağa çıkma yasağını Perşembe günü saat 06.00’ya uzatarak uygulamaya soktu.

amed1

Sekiz Ekim günü protestolar önceki güne göre yoğunluğu düşmüş olmasına rağmen neredeyse tüm ilçelere yayılıp gün boyu devam etti. KCK ve Kürdistan Halk İnisiyatifi, devletin Kürdistan’da ilan ettiği sokağa çıkma yasağına uymamalarını ve ‘Kobanê’deki saldırılara karşı Rojava ile dayanışma içerisinde olmaları, halkın sokaktan ve mücadele alanlarından çekilmeyip serhildanları sürdürmesini istedi. Aynı gün içinde Diyarbakır Barosu, Valilik kararıyla alınan sokağa çıkma yasağının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle nöbetçi idari mahkemesine başvurdu.

Polis şehirde mahalleleri ablukaya alıp, evlere baskınlar düzenleyip onlarca insanı gözaltına almaya başladı. Gerginliğin devam ettiği şehirde dokuz ekim günü sabah saatlerinde HDP Grup Başkanvelleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile görüştü. Hemen ardından HDP, DTK ve DBP Amed’de ortak basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, genel olarak iktidarın çözüm sürecine dönük yaklaşımının ve Kobanê’deki olası katliama karşı duruşunun halkta bir kırılmaya neden olduğu ve kendilerinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile kısa bir iletişim kurabildiklerini belirtip ‘olası katliama karşı diyalogu geliştirmek gerektiğini’ belirttiler. İlerleyen saatlerde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker de sokağa çıkma yasağının kaldırıldığını açıkladı. Protestolar şehirde gün içinde de yer yer devam etti.

10 Ekim günü polis şehrin birçok mahallesinde operasyonlar düzenleyip insanları gözaltına almaya devam etti. HDP, DTK VE DBP ortak bir açıklama yaparak karşılıklı şiddete başvurulmadan eylemlerin devam edilmesini istedi. 11 Ekim asker ‘olayların durması üzerine’ kışlaya çekildi. Amed’de on 6, 7, 8 Ekim ve sonraki günlerde devam eden serhildanda 13 kişi yaşamını yitirdi. Gözaltına alınan 189 kişiden 45’i tutuklandı, 18 kişinin adli kontrolle tutuksuz yargılanmasına karar verildi.

Kaynakça

–      http://www.ajansafirat.net/

–      http://www.diclehaber.com/tr

–      http://www.ihd.org.tr/

–      http://azadiyawelat.biz/

–      https://twitter.com

,

Bitlis Serhildanı
Derya Aydın

Kobanê Direnişine Bitlis Günlerce Süren Sehildanlarla Destek Verdi

Türkiye ve dünyanın, Irak Şam İslam Devleti  (IŞİD)’in Kobanê kuşatmasına ve saldırılarına sessiz kalması ve Türkiye’nin IŞİD yanlısı politikalar izlemesi karşısında Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da Kobanê’ye destek eylemleri düzenlendi. Eylemler, Kobanê’ye sınır olan Suruç’taki ‘direniş nöbetindekilere yönelik devletin kullandığı şiddetin durması ve Kobanê’ye koridor açılması talebi etrafında şekillendi.

6 Ekim’den itibaren başlayan gösteriler birçok il ve ilçede serhildanlara dönüşürken, özellikle ilk dört gün yapılan protestolara, başta polis olmak üzere, Türkiye metropollerinde ırkçı guruplar ve Kürdistan’da Hizbulkontra, Hüda-Par ve IŞİD yanlısı çok sayıda gurup saldırı düzenledi. Protestoların büyümesiyle beraber birçok ilde sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, Kürdistan’ın bir çok iline ise tanklarla askerler indi. Günlerce süren serhildanların bilançosu ise İHD raporuna “46 ölü, 682 yaralı ve 323 tutuklu” olarak yansıdı. Kısa sürede Türkiye’de birçok ile ve Kuzey Kürdistan’ın bütün kentlerine yayılan eylemler, Kürdistan tarihinin en büyük serhildanı olma özelliğini taşırken, Kobanê için başlatılan bu serhildanın Bitlis’teki ayağında ilk dört günde yaşananlar şöyleydi:

Bitlis

Son yıllarda Bitlis Merkez olmak üzere Tatvan, Hizan ve Ahlat gibi ilçelerde Kürt Hareketi’nin önemli bir yükselişe geçtiği görülmekte; bu yükseliş ise özellikle son yerel seçimlerdeki kazanımlarla kendini belli etmektedir.  IŞİD’in Kobanê’ye saldırması sonrası Bitlis’te birçok destek eylemleri yapıldı. 3 Ekim günü Bitlis ve Siirt illeri ile ilçelerinde farklı tarihlerde çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren ve toplu mezarlarda bulunan 44 PKK’linin cenazesi, Bitlis’e bağlı Olek köyünde bulunan “Xerzan Şehitliği”ne düzenlenen törenle defnedildi. Törene yüzlerce yurttaş katıldı. Tören Kobanê’ye destek eylemine dönüştü. Yapılan bu törenlerde sık sık, “Şehîd namirin”, “Bijî berxwedana Kobanê” sloganları atıldı.

7 Ekim günü ise Kobanê’de YPG/YPJ güçleri ile IŞİD çeteleri arasında yaşanan çatışmalarda yaralanarak Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan Suruç Devlet Hastanesi’ne getirilen ve burada yaşamını yitiren Kanî Xerzan kod adlı YPG’li Behzat Yıldırım (22), Bitlis’e bağlı Yukarı Olek köyünde bulunan ‘Xerzan Şehitliği’nde düzenlenen kitlesel törenle defnedildi. Kobanê’de IŞİD’in saldırıları şiddetlenince de, “Türkiye devletinin izlediği IŞİD yanlısı politikalardan bir an önce vazgeçmesi” ve “Kobanê’ye acilen koridor açılması” talebiyle kentin merkezi ve bütün ilçelerinde halk serhildanlar gerçekleştirdi. Ayrıca bu dört gün Bitlis için eşi görülmemiş bir serhildandı. 1990’lardan sonra Kürt hareketiyle tanışmış bir coğrafya olan Bitlis’in Hizan, Mutki ve Ahlat gibi neredeyse bütün ilçeleri dini muhafazakarlığın derin etkisinde olan yerlerdi-r-. Yakın zamana kadar Norşên (Göroymak) ve Tatvan dışında siyasi parti başkanlıkları dahi yoktu. Ancak özellikle 2009’da Tatvan Belediyesi’nin DTP’nin alması il için dönüm noktasıydı. 2011 genel seçimlerinde Kürt hareketinin Bitlis’ten bağımsız milletvekili çıkarması ile Bitlis’te AKP iktidarı sarsıldı. Ancak son yerel seçimlerde Tatvan’da belediye tekrar AKP’nin eline geçti. 7 Ekim’de başlayan protestoların ilk hedefi AKP Tatvan belediye başkanlığı binasının olması bu nedenle önemlidir. Yurttaşlar belediye binasına molotoflar atarak yaktılar. Öte taraftan korucuların en yoğun olduğu ilçe olan Mutki’de de daha önce görülmemiş protestolar gerçekleşti. Yine yıllarca belediyesi iki ailenin elinde olan ve bunların sürekli Refah partisi, Anap ve son seçimlerden önce Saadet partisinin-sonra AKP’ye geçen- kazandığı yer olan Hizan’da ilk defa belediyeyi DBP aldı. Eşbaşkanlık sistemi de özelde Hizan, genel olarak Bitlis için hayati bir önem taşımaktadır. Çünkü Bitlis yıllarca dini “değerler” üzerinden yönetilen -sömürülen- bir yerdi. Merkezden ilçelere kadar yıllarca Adalet parti, ANAP, son olarak CHP’de yer alan neredeyse tek otorite olan bir siyasi geleneğe (Nakişibendi tarikatının Halidî kolunun Doğu Anadolu’daki en büyük temsilcilerinden sayılan Xews-i Hizanî namıyla tanınan Sıbgetullah Arvasî’nin ailesinden -Şêx- Selehattin İnan, Kamuran İnan Zeynel Abidin Gaydalı, Edip Safter Gaydalı) mahkûmdu. Son yıllarda Kürt Siyasi hareketi Bitlis’te hızlı bir yükselişe geçti. Ayrıca Hizan korucu köylerinin de yoğun olduğu bir yerdir. Ancak son yerel seçimlerde büyük bir farkla belediyeyi DBP aldı. Bölgede geçen sene Xerzan Şehitliği’nin inşa edilmesi ile önemli bir sembolik değer olarak halkı etkileyen diğer bir faktör olduğu belirtilebilir.

7 Ekim

Tatvan

Yurttaşlar, IŞİD’in Kobanê’ye saldırısını protesto etmek amacıyla saat 17:00’da Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ilçe örgütünün önünde toplandı. Toplanan kitle daha sonra Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyüşe geçerek Tatvan Yaşam AVM önünde basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamanın ardından halk oturma eylemi gerçekleştirdi. Burada polis, tayzikli su ve gaz bombası ile protestoculara saldırdı. Bu yaşananların ardından ise protestolar kentin her yerine sıçradı. Çöp konteynırları yakılarak yol ortalarına bırakıldı, yollar trafiğe kapatıldı. Göstericiler ateşler yakarak sloganlar attı. Polis saldırıları sonucu ise çok sayıda kişi yaralandı.

Hizan

Bitlis’in Hizan ilçesinde bir araya gelen yüzlerce kişiye polis gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Bunun üzerine göstericiler taş ve molotof kokteylini ‘özsavunma’ amacıyla kullandı. Gece boyunca devam eden gösterilerde PTT gibi kamu binaları ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hizan İlçe Başkanlığı kullanılamaz hale geldi.

Norşên

Norşên ilçesinde akşam saatlerinde basın açıklaması yapmak isteyen yurttaşlara polisin saldırısı sonucu olaylar çıktı. İlçe merkezinde bulunan banka ATM’leri, Öğretmen Evi, A101 ve BİM marketleri tahrip edildi. Gece geç saatlere kadar süren olaylarda Bitlis-Muş yolu yakılan ateşlerle trafiğe kapatıldı.

8 Ekim

Bitlis Merkez

Bitlis Merkez’de DBP ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) öncülüğünde Kobanê’de yaşananları protesto etmek için kent merkezinde 2 kilometrelik yürüyüş yapıldı. Bini aşkın kişilik kitle kent merkezinde oturma eylemi yaptı. Akşam saatlerinde ise kent merkezinde bir çok noktada ateşler yakılarak yollar trafiğe kapatıldı.  Polis, yurttaşlara gaz bombaları ile saldırdı. Polisin attığı gaz bombaları okul bahçesinde yapılan bir düğünün ortasına düştü. Polisin attığı gazdan birçok kişi olumsuz etkilendi.

Tatvan

Bitlis’in Tatvan ilçesinde DBP Tatvan İlçe binası önünde akşam saatlerinde toplanan yurttaşlar IŞİD çetelerinin Kobanê’ye yönelik saldırılarını yürüyüşle protesto etti. İlçe binası önünde toplanan yurttaşlar Cumhuriyet Caddesi’ne doğru “Biji berxwedana YPG” sloganları ile yürüdü. Yurttaşlar Cumhuriyet Caddesi’ne geldiği esnada polisin tazyikli su ve gaz bombalı saldırısına maruz kaldı. Yurttaşlar polisin saldırısına taşla karşılık verirken, yaşanan çatışma kısa sürede ilçenin birçok mahallesine yayıldı. Polisin attığı gaz bombaları ve plastik mermiler nedeniyle 1’i ağır 3 kişi yaralandı. Gösterilerde 2 kişi de gözaltına alındı. Yurttaşlar Tatvan Belediyesinin camlarını kırarak molotof kokteylleri ile belediye binası ateşe verildi. Çıkan küçük çaplı yangın itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü. Öte yandan ilçede, Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan bankaların camları ve ATM’leri kırılırken, bazı bankalarda yangın çıktı. Cadde üzerindeki MOBESE kameraları da göstericiler tarafından tahrip edildi.

Hizan

Bitlis’in Hizan ilçesinde, Kobanê saldırıları ile AKP’nin tutumunu protesto eden halk ile polis arasında gün boyu yaşanan çatışmalar yaşandı. İlçede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Valilik tarafından ilan edilen yasağa aldırış etmeyen göstericiler ile polisler arasında çatışmalar sürerken, gün içinde birçok noktada yaşanan çatışmalar nedeniyle ilçe adeta ‘yangın yerine’ döndü. Polisin biber gazı ve plastik mermili saldırısına molotof ve taşlar ile karşılık veren göstericiler, AKP ilçe binasını işgal ederek saatlerce bina çevresinde polis ile çatıştı. Zaman zaman mahallelerde de sıçrayan çatışmalar, akşam saatlerinde ilan edilen yasağa rağmen devam etti.

bitlis2

Norşên (Göroymak)

Bitlis’in Norşên ilçesinde sabah esnafların kepenk kapatması ile başlayan protesto gösterileri akşam saatlerinde yerini polisle çatışmaya bıraktı. Polis, Kobanê’ye yönelik saldırıları presto etmek amacıyla sokaklara çıkarak yollara barikat kuran yurttaşlara gaz bombası ve tazyikli su ile saldırdı. Polisin saldırısına yurttaşlar taşlarla karşılık verdi.

Ahlat

Bitlis’in Ahlat ilçesinde DBP ilçe binası önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, “Biji Berxwedana Kobanê” sloganları ve “Çerxa şoreşê” marşı eşliğinde ilçe meydanına doğru yürümek istedi. İlçe meydanına gelindiği esnada polis halka tazyikli su, biber gazı ve gaz bombaları ile saldırdı. Polisin saldırısına taş ve Molotof kokteylleriyle karşılık veren yurttaşlar Ahlat-Adilcevaz-Erciş Karayolunu trafiği kapattı. Çatışmaların şiddetlenmesi üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan getirilen yüzlerce asker de yurttaşlara saldırdı. Çok sayıda kişi polis saldırısında yaralanırken, 4 kişi de gösteriler nedeniyle gözaltına alındı. Dışarıda gösteriler sürerken, Bitlis E Tipi Kapalı Cezaevi’ne tutulan 12 siyasi tutsak ise Kobanê saldırılarını protesto etmek için açlık grevine başladı.

Aynı gün, merkezi Bitlis’in Tatvan ilçesinde bulunan Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Bitlis Toptancılar Derneği (GİMTAT) tarafından Kobanê için yardım kampanyası başlatıldı.

9 Ekim

Bitlis Merkez

Bitlis Merkez’de DBP öncülüğünde yapılan basın açıklaması ve oturma eylemi olaysız geçerken akşam saatlerinde ara sokaklarda polisler ve eylemciler arasında çatışmalar yaşandı. Eylemlerde, ateş yakılarak Bitlis-Mutki yolu trafiğe kapatıldı. Gece geç saatlere kadar devam eden olaylarda polis tazyikli su ve gaz bombalarıyla göstericilere saldırdı. Çıkan olaylardan sonra çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Tatvan

Tatvan’da 9 Ekim komplosunu protesto etmek için yapılmak istenen açıklamaya polisin saldırısı ile çatışmalar yaşandı. DBP ve HDP’nin öncülüğünde yüzlerce yurttaş DBP Tatvan İlçe Örgütü önünde bir araya geldi. İlçe binası önünde toplanan yurttaşlara polis tazyikli su ve gaz bombalarıyla saldırırken, halkın da saldırıya taşlarla karşılık vermesi sonucu olaylar kısa sürede ilçenin tüm mahallerine yayıldı. Hizan Durağı, Kireç Ocağı, Dumlupınar, Esentepe, Aydınlar ve Tuğ mahallelerinde polisle göstericiler arasında uzun süreli çatışmalar yaşandı. Olaylar esnasında çok sayıda işyerinin camları kırıldı. Polisin mahallelerde gaz bombası kullanmasına mahalle sakinleri de tepki gösterdi. Mahalle sakinlerinin tencere çalıp gürültü çıkararak gösterdiği tepkiye polis gaz bombasıyla karşılık verdi. Olaylarda çok sayıda kişi yaralanırken 10’un üzerinde kişi gözaltına alındı. Olaylar gece boyunca ara sokaklarda devam etti.

Mutki

Bitlis’in Mutki ilçesinde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bileşenleri öncülüğünde ilçe merkezinde basın açıklaması yapıldı. Açıklamanın ardından kitle ‘Bijî Berxwedana Kobanê’ sloganları eşliğinde dağıldı.

bitlis3

Hizan

Bitlis’in Hizan ilçesinde DBP ve HDP öncülüğünde yapılan basın açıklaması ve oturma eylemi polisin eylem yerine gelmemesi üzerine olaysız son buldu.

Ahlat

Ahlat’ta DBP ve HDP öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce yurttaş DBP Ahlat İlçe Binası önünden Selçuklu Meydanı’na kadar ‘Bijî Berxwedana Kobanê’, ‘Bê Serok Jiyan Nabe’ sloganları eşliğinde yürüyerek Selçuklu Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından kitle oturma eylemi yaptı.

Norşên

DBP ve HDP öncülüğünde Norşên ilçe merkezinde Kobanê’de yaşanan olaylar ve 9 Ekim komplosunu protesto etmek için basın açıklaması ve oturma eylemi yapıldı. Norşên merkezde bulunan Roboskî Meydanı’nda bir araya gelen yüzlerce yurttaş, IŞİD’in ve uluslararası komplonun protesto edildiği basın açıklamasının ardından ‘Bijî berxwedana Kobanê’, ‘Bê Serok Jiyan Nabe’ sloganları eşliğinde oturma eylemi yaptı. 20 dakikalık oturma eyleminin ardından kitle sloganlar eşliğinde dağıldı.

10 EKİM 

Zeydan Mahallesi’nde toplanan ve polisin saldırısının ardından dağılan göstericiler, tekrar Bitlis-Mutki karayolu üzerindeki Eski Sanayi Sitesi önünde bir araya geldi. Burada ateş yakan göstericiler, barikat kurarak karayolunu trafiğe kapattı. Gece geç saatlere kadar devam eden olaylarda polis tazyikli su ve gaz bombalarıyla göstericilere saldırdı. Göstericiler saatlerce polisle çatıştı.

Daha sonra Bitlis’te, Kobanê’de IŞİD saldırılarına AKP hükümetinin verdiği desteği protesto eden göstericiler gece boyunca sokaklarda protesto gösterilerinde bulundu. Sapkor Mahallesi’nde bir araya gelen göstericiler, yollarda barikat kurarak gösteri yaptı. Polisin saldırısı sonucu çatışmalar yaşanırken, polis gaz bombası ve TOMA’larla halka saldırdı. Göstericilerin de polisin bu saldırısına taş, havai fişek ve molotof kokteyli ile karşılık vermesi sonucunda çatışmalar çıktı. Yer yer silah seslerinin de duyulduğu çatışmalar saatlerce sürdü. Polis, olayları izleyenlere dahi gaz bombalarıyla saldırdı.

Tatvan

Bitlis DBP ve HDP İl Örgütleri’nin çağrısı ile BDP Bitlis İl Binası önünde bir araya gelen yüzlerce kişi IŞİD çetelerinin Kobanê saldırılarını protesto etti. “Biji Serok Apo”, “Biji berxwedana YPG”, “Biji berxwedana Kobanê” ve “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganlarının atıldığı açıklamaya HDP Bitlis milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu da katıldı. Burada yapılan açıklamanın ardından eylem sloganlar ve alkışlar eşliğinde son buldu. Öte taraftan Bitlis’in Norşên ilçesine bağlı Kavunlu (Bizatun) ve Kekliktepe (Misurî) köyleri arasında bulunan alanda ise askeri operasyon başlatıldığı kaydedildi. Alanda çok sayıda askerin zırhlı araçlarla konumlandırıldığı bildirildi.

Haber Kaynakları

http://www.imctv.com.tr/2014/10/15/ihdden-kobani-raporu-46-olu-682-yarali-323-tutuklama/

http://www.diclehaber.com/tr/news/content/view/423752?page=1&key=aef1de8910b8490eb8b6fd6a36043e48

http://www.firatnews.com/news/guncel/bitlis-ve-dogubayazit-ta-kobane-eylemleri.htm

http://hizanhaber13.com/hizan-da-bdp-ve-akp-binalari-zarar-gordu–66.html

http://www.bitlishaber13.com/tatvan-da-koban–gerginligi-olaylar-cikti-4235.html

http://www.bitlisnews.com/bitlis/bitlis-ve-ilceleri-ayakta-h8859.html

http://www.bestanuce1.com/haber/139742/mersin-bitlis-ve-antalyada-kobane-eylemleri

http://www.bestanuce1.com/haber/138761/bitliste-protesto-eylemleri-suruyor